İçeriğe geç

beyazklavye Yazılar

Bağımlılık Üzerine Karalamaca

Bırakamıyorum… Ama bu bağımlılık hikayesine daha farklı girmem gerek sanırım. Her şeyin çok kolay bir şekilde bağımlısı hale gelebilirim. Yani siz insanların iradesiz dediği şeylerin bütünü benim. Yalnızlık mesela. Bu merede sandığınızdan daha kolay alışılıyor. İlkokulda bile etrafımdaki insan sayısını kontrol ediyordum. Bizim buralarda bir laf vardır: “10 tane 10 kuruşun olacağına 2 tane 50 kuruşun olsun.” Ben bunu kendimce yorumlayıp, parasız kalmayı tercih ettim. Hem daha gerçekçi. Gerçek hayatta parası olmayan biriydim sonuçta. Büyüdüm…

Yorum Bırak

Para İçin Sanat

Üretken varlıklarız. Kah hayatta kalmak için, kah keyfimiz için üretiyoruz. Ve bir o kadar da tüketkeniz.  Kah ihtiyaçlarımız için, kah keyfimiz. İhtiyaç tüketimlerini sorgulamaya pek yeltenmeyiz, çünkü masumdurlar. Fakat keyfi olanlar bazen vicdanımızı ya da başka yanlarımızı tırmalar. Örneğin müzik dinlemek. Aslında bu bir ihtiyaç sayılabilir. Ama gerekliliğinden ziyade, verdiği zevk için tükettiğimizden dolayı bu şekilde değerlendirmek daha doğru olabilir. Seçkin ve zengin bir müzik listesine sahibim. Ve bu listenin içinde binlerce kez dinlediğim şarkılar…

Yorum Bırak

Şeylerin Ölümü

Büyük bir salgın var gibi gözüküyor kardeşlerim. Çoğu şey ölüm döşeğine düştü zira. Sanat, felsefe, edebiyat ve daha nice eski topraklar. Geçmişte sağlıklı ve kudretli idiler. Fakat yeni yaşantımız yeni hastalıklar yarattı; onların bağışıklılığı olmadığı. Kameraları icat ettik, böylece sanatkarın tasviri değerini yitirdi. Okullarda inatla “büyük” adamların adlarını okuttuk, böylece “sıradan” öğrencileri daha da önemsiz hissettirerek her şeye küstürdük. Paranın peşinden yorulmadan koştuk, böylece düşünmeyi unuttuk. Hepsini biz yaptık kardeşlerim. Şeyleri öldüren eylemlere sahibiz her birimiz.…

Yorum Bırak

İlk İnsan

[…] -Neden? -Ne bileyim! Sinirliyim. Bilmiyorum. Vazgeçsem şu sorulardan artık. Daha fazla dayanamam. -İyi misin? -Değilim. Kafamı kaldırmak istemiyorum artık. Görmekten yoruldum. -Bu mu sorunun? Başkaları mı? -Hayır, anlatamıyorum. Başkaları değil, var olacakları görmek yoruyor. Benden milyonlarca belki de milyarlarca düşünsene! -Her zaman duyarlı biri oldun zaten. İleri görüşlü… -Görmekten yoruldum diyorum, bıktım artık. Hala bencilim anlayacağım. Aynı şeylere bakıyoruz, aptal olma. -Kendine karşı fazla kabasın. -Olmalıyım da. Kibar davranmak ne kazandırdı ki? Ağır başlı…

Yorum Bırak

Niteliksel Eğitim

Niteliğin en temel özelliği bulunduğu kişiyi eğitim görmese dahi (ki bu çok daha iyi olabilir) belli bir seviyeye ulaştırabilmesidir. Bunun özellikle mühim olduğu bazı alanlar vardır. Edebiyat, felsefe ya da sosyoloji gibi. Bana göre, bu alanlar söz konusu olduğunda eğitim kalitesinden öte eğitim alan öğrenciler kilit roldedir. Zira eğitim ne denli iyi olursa olsun, bu rolü üstlenemeyecek Bilgisayaradamların eğitimden anlayacağı diğer öğrencilerinkinden daha farklı olacaktır. Yazıktır ki sınıflar da genellikle Bilgisayaradamlar tarafından doldurulmaktadır. Bu da…

Yorum Bırak

Ağzımda Düğümlenenler

Zihnimdekilerin açığa çıkmış hali şeytan diye bilinen şeye denk düşüyor. Öyle sıradışı düşüncelere sahip olduğumdan değil, etraf bağnaz kaynadığından. Son yıllarda sanki inatla şeytanlaşmaya ve topluma zıt düşmeye çalışıyormuşum gibi görünüyor. Ama öyle değil; amellerimde hiçbir niyet taşımıyorum. Hoşgörüden uzak olunduğu -ve de hoşgörü hak etmediğim- için bunları her zaman paylaşamıyorum. Özellikle hassas konularda. Bunlar konuşulurken genellikle susmayı tercih ediyor ve duyduklarımı hazmetmeye çalışıyorum. (çok fena mide bozuyorlar) Fakat bu suskunluğun bana zarar verdiğini anladım.…

Yorum Bırak