İçeriğe geç

Nüfuz Sayımı

Gebeş’in kapısı çaldı. Gelen sayım memuruydu ve evdeki herkesin toplanmasını istiyordu. Toplam dört hane üyesi vardı. Hepsi boydan boya dizilmişti. En başta da sıska ve titrek bacaklarıyla Gebeş duruyordu. Görevli, kayda Gebeş’ten başlamak yerine sıranın ta en sonundan başlamıştı. Az sonra sıra Gebeş’e gelmişti. Ama görevli onu kaydetmeden kapıya yöneldi. Gebeş, kendini atlamasına şaşırdı ve seslendi: “Beni kaydetmeyi unuttunuz.” Görevli yüzüne bile bakmadan yanıtladı: “Kayda değmezsiniz.” Gebeş öfkelenmişti. Ama devletin memuruna dokunamazdı. Zaten götü de yemezdi, elli kilo ya var ya yoktu. Hiçbir şey söyleyemeden görevlinin gidişini izledi. Gebeş o gece uyuyamadı…

Aradan beş yıl geçmişti. Gebeş artık büyük iş sahibi olmuş, götü göbeği de beşe katlamıştı. Tabii yine sayım zamanıydı. (Allah’ın işi) Gebeş bu defa önceki gibi heyecan duymuyordu. Tekli koltukta yayılmış sigarasını tüttürüyorken kapı çaldı. Kapıyı evin en küçüğü açtı ve karşısında yine aynı memuru görünce babasına seslendi: “Baba sayım memuru geldi.” “Buyursun gelsin.” Memurun söylemesine kalmadan evdekiler salona sıra olmuştu. Yalnız Gebeş halen koltuktaydı. Memur evin üç üyesini kaydettikten sonra Gebeş’in önüne geldi ve birden yerlere kapandı. “Aman beyim ne olur izin verin adınızı listeye ekleyeyim, hem de yaldızlı maldızlı, kocaman harflerle.” Gebeş elini iki sallayarak memuru susturdu. Sonra büyüklenerek söyledi: “Yaz bakalım.” Böylece bir nüfuz sayımı daha tamamlanmış oldu.

Tek Yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: