İçeriğe geç

Kategori: Deneme

Neden ırklara ayrıldık?

Bu yazıyı yazmamdan bir kaç saat önce Hitler’in günümüz çağında yaşamasını konu edinmiş bir kitabın sinema dünyasına uyarlaması olan “Er  ist wieder da” adlı filmi izledim. Film iyi hoş, göndermeler yerinde ve güzel, verilen mesaj derin. Buraya kadar sorun yok. Ancak Filmi izledikten sonra yapılan yorumları okumak istediğimde, hiç bir millete ait olmadığını düşünen bir kişinin, ırkların ve dillerin saçmalığından, ırklar olmasa savaşlarında olmayacağından söz ettiğini gördüm.

8 Yorum

Günah & Ahlak

İnsanoğlu, kafasına bir şeyler sokulabilecek erginliğe geldiği andan itibaren çeşitli aşılamalara tabi tutulur. Bu aşılamaların en başında günahlar ve sevaplar yer alır. Bu iki terim üzerine hayatına yön vermeye çalışan ve yetişen bireylerin iyiyi ve kötüyü ayırt etme tarzı günah ve sevaptan ibarettir ki bu bireylerin sağlıklı zihniyetler taşıdığını söylemek kesinliklikle aptallık olur. Şöyle ki: Aykırı davranışları “günah” sözcüğü ile bütünleyen kişi, kötünün ahlaki tarafını ele almaz, kötünün yalnızca dini yasaklar olduğunu sanır. İlerleyen zamanlarda dini görüşleri değiştiğinde ise kötüyü yapmasına engel olacak hiçbir güç görmez ve “saldım çayıra mevlam kayıra” hesabı bir tutum alır.

Yorum Bırak

Çizilemeyen Çizgi Roman

Çizime ilgisi olan çoğu kişinin usundan(aklından) geçmiştir bu düş.”Kendi çizgi romanını yapmak”. Bu düşü kuranların büyük bölümü ne yöntemsel eğitimler almıştır, ne de işinin eri çizerlerdir. Ancak kim kendi kurgusal ortamını yaratmak, bunu görsel bir döküme çevirmek istemez ki?

Yorum Bırak

Esenlikler

Duyulan kişi tarafından söyleyenin ağzını yorduğu sanılan, özünde lap diye tek kezde* söylenebilen, ne anlama geldiği pek bilinmeyen ve çoğu süre* ötelenen, oysa bizden biri olan, elgin* ve kimsesiz kalmış sözcüktür. Karşılık olarak sağlık dilemek anlamına gelen bu sözcüğün “ecnebice”sini iyi tanırız. Selamün aleykümün Türkçesidir bu sözcük. Selamün aleyküm sözcüklerini İslamiyet ile bağdaştıran kesim tarafından pek beğenilmez ve kullanıldığı ortamda “Ne diyon la sen?” tepkilerini üzerine toplar. Oysa ne denli güzel ve köklü bir sözcüktür. Türkiye’sinden Altay’ına tüm Türk yurtlarında az çok kullanılan bu sözcük, Türkçenin görmezden gelinmemesi gereken incilerindendir. Şundan dolayıdır ki: Esenlikler, günlük yaşantıda sıklıkla kullanma gereksinimi duyduğumuz bir sözcüktür.

2 Yorum

Yazdır Dostum

Canlılar arasında insanoğlu, adını tarihe yazdırmak veya ölümden sonra anılma gibi istekler besleyen tek yaratıktır. Bu isteklerin belki de en masum ve ufak olanları ilkokulda adlarımızı sıralara kazımamız ile başlar. Dünyevi olayların bilincinde değilizdir fakat adımızı o sıraya kazımak ve bizden sonra gelenlerin, adımızı orada görmesini isteriz içten içe. Büyüyüp geliştikçe isteklerimiz daha gerçekçi olur. Bu isteklerin peşinden koşmaya başlarız. Çünkü, bize göre bu istekler hayata kattığımız anlamlardır. Anlamsızlıktan uzaklaşmaya ve düşlerimizi gerçekleştirmeye çalışırız.

Yorum Bırak