Kişisel gelişim uzmanları bir yandan, motivatörler öteki yandan; (bazen de filozoflar tarafından) Hayata umutla bakmamız gerektiği sıkça hatırlatılıyor. Fakat hangi hayat, hangi umut? Biraz zorlasam hayata kısık gözle ve iğrenmeden bakabilirim belki, lakin umuda dair bir şey görebileceğimi sanmam.

Bazıları fırsatını bilmemiz gereken anın tam da bu olduğunu söylüyor: Dünyanın bozuk hali. Kimisi bunu yeni yaşam alanı (Mars gibi) arayışlarıyla cevaplıyor, kimisi bozulanı düzeltmeye çalışmakla.

Bu insanlar bakar kör falan mıdır? Halimiz yeterince gözler önünde değil midir de halen görmemezlikten gelinebiliyor? Bariz sıçmışız işte dünyanın içine.

Şimdi dünyayı düzelttiğimizde sonsuza dek temiz kalacağı, düzenin nesilden nesile aktarılacağı sanılıyor herhalde. Sifon çekildi diye insanoğlu sıçmaktan vaz mı geçer? Hayır, bir takım midesi bozuk yine ortalığı batırıverir. Kusura bakmayın pek kıymetli umut saçanlar, lakin tuvalet pompacısı olmak istediğimi sanmıyorum. Sıçmanın keyif verdiğine emin olduğum halde bundan da geri kalacağım. Ama siz beni boş verin ve keyfinize bakın. Soran olursa şuracıkta çöğdürüyor olacağım.

Kategori: Sohbet

Bir Cevap Yazın