İçeriğe geç

Faydacı

Bir tarafta ölümü umursanmayan milyonlar, diğer tarafta ölümü evrensel bir mesele haline gelmiş nadir kişiler. “Ünlü” yazar Resul Gökçin’in bir sözü vardır.

Ölümünün çıkaracağı yankı kadar değerlisin.

Peki ölümüne ağıtlar yazılan bu pek az kişinin diğer canlılardan farkı ne? Başka boyutlardan gelmiş olmaları veya kutsal varlıklar olmaları mı? Ya da bu dünyaya kazandırdıkları mı?İnsanoğlu çoğunlukla faydalı gördüğü şeyleri yüceltir. (Eğer bilinci yerindeyse. Aksi durumda yersiz şişirilen boş insanlar meydana gelir.Günümüz buna büyük bir örnektir.) Karnımızı doyurduğumuz besinlerin “nimet” adı verilerek saygı duyulması buna örnektir. Tersi durumda abur cuburu faydalı bulmayan bir ihtiyarın, bir besin olduğu halde abur cubura nimet sıfatını yakıştıramaması da olağandır. Biyolojik faydaların ötesinde, sosyolojik bir fayda aradığımızda ise insan yaşamını kalitelendirmeye çalışan kişileri yüceltiriz. Bunlar kimi zaman devlet adamları, kimi zaman ise halk kahramanları olur. Bu yüceltim özünde tek bir faydayı ele alıyormuş gibi görünse de, yüceltimde bulunan kişiler iki farklı faydaya göre birbirlerinden ayrılır. (Bana göre)Şöyle ki:

Biyolojik faydacı: Kişi nimete yüceltici anlamlar yüklemektense, nimeti ağzına vereni yüceltir. Yani karnını doyuranı.

İnsani faydacı: Biyolojik ihtiyaçların ötesinde insanı insan yapan değerlerin korunmasını üstlenen kişiyi yüceltir. Yani ahlakına,itibarına,özgürlüğüne sahip çıkanı.

Hangi faydayı gözetirse gözetsin, faydayı gözeten kişi ölüp fayda gözetimine devam edemediğinde, faydada bulunduğu kişiler derin bir üzüntüye kapılır. Nihayetinde artık yeni bir faydacı arayışına yönelir. Kimi ruhani fayda sağlayan ülkülerin peşinden, kimi ise kömür peşinden gider. Elbette soğuktan donarak ölmemek için ısımızı korumalıyız. Ölürsek büyük ülkelerin peşinden koşamayız. Ancak büyük ülküler, peşinden koşmaya çalışanlardan bazı nitelikler bekler. Kişilik, saygınlık ve itibar gibi. Hayatta kalmaya çalışarak verdiğimiz ödünler kişiliğimizin yıpranmasına sebep olur. Bu sebeptendir ki ödün vermeden hayatta kalmanın yollarını aramalıyız. Uşaklıktan kaçmalı, saygınlığımız ile hayatta kalıp ülkü peşinden koşmalı, hem bedenimizi hemde ruhumuzu tatmin etmeliyiz.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: