İçeriğe geç

Etiket: öykü

Bağımsızım, Bağnazım

“Yaşasın tam bağımsız insanlar!” diye bir ses koca bağnaz topluluğuna doğru yankılandı. Vücudu titriyor, kalbi bu eylemi kaldırmadığını bağırırcasına çarpıyordu. Bağnazların başı olacak kadar yetkili olmasa da topluluğu koordine eden bağnaz, çocuğa baktı. Çocuğu süzerken ki yüzüne oturmuş alaycı ifade her şeyi anlatıyordu. Kimdi bu çocuk? Nereden gelmişti? Bu sözü ona kim öğretmişti? Ayrıca bu ne cesarettir ki Kutsal Tapınma gününde bunu söyleyebiliyordu? Herkes güldü. Bu eski sözün, böyle bir çocuktan çıkması onlara komik gelmişti. Çocuk……

Yorum Bırak

Boş Adam Öyküleri #7

Boş Adam, intikam almak için peşinden koşan eski dostundan habersizce Rıfkı’nın yanında saatlerini geçiriyordu. Bunu boşuna yapmıyordu tabii. Ondan kapabileceği birçok şey vardı. Hele de Rıfkı’nın eski bir lüzumsuz dönmesi olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda… Tıpkı Boş Adam gibi o da Boşluğunu sorgulamıştı vakti zamanında. Bu durumun yıllar sürüşü ise sonunda lüzumsuz yanının körelmesine sebep olmuştu. Fakat Boş Adam’ın olayı biraz daha farklıydı. Her ne kadar öyle olduğunu sansa da bir Lüzumsuz değildi aslında. O bir…

Yorum Bırak

Çamlık

Ufak bir ormancıkta oturmuş, etrafı seyrediyordu. O an çağının en büyük hastalığını başlatacak kişi olarak anılacağını kesinlikle düşünmüyordu. Pek çok şeyden de habersiz, fakat somurtkandı. Beklentiler içinde boğuluyordu, başkalarının ona karşı olan beklentileri ve de en önemlisi kendisine karşı duyduğu beklentiler harman olmuş, ciğerini darlıyordu. O an oturduğu yeşilliğin içerisinde, bağıra çağıra söylediği şarkıları ormancığın giriş tepesinden giren iki genç bozmuştu. Pek tabi utanmıştı. Gençler ağacın kenarına gelmiş, gelecekte cevaplayacağı soruların doğruluk hesaplamalarını yapıyorlardı. Bizimkini…

Yorum Bırak

Anıcık: Teyzelere Gelmek

Bankta Arslan ile boş bir sohbet içerisindeydi. Ara ara tuhaf snapler çekiniyorlar fakat yayınlayamıyordu. İnternet paketini son zamanlarda gereğinden fazla zorlamıştı çünkü! Bir elinde sigara, bir elinde telefonuyla ‘popi’ ibnelere benziyordu. Tam bu sırada karşılarına iki teyze oturdu. Bağladığı eşarptan taşan beyaz saçlarının süslediği beyaz, sarkık cildiyle tatlı teyze garip ses tonuyla bağırdı: -Eneee! Para buldum len! Sevincinden yanındaki teyzeyi(esmer, aşırı kırışık, biraz da korkunç suratlı, fakat bembeyaz protez dişleri olan teyzeyi) dürtüyordu. -Gız yabancı…

2 Yorum

Müsaadenizle Konuşuyorum!

Sınıfın duvarlarını delen bir ses ile bağırdım: “Yeter ulan!” Basit bir tümcenin bu kadar etki yapmasını beklemiyordum. Sınıfın içinde hoş bir sessizlik oluştu. Defteri anlamsızca karalayan çocuk, arkadaşına iğrenç espriler fısıldayan godoş, saçını egosuyla karışık okşayan kadın ve diğer tüm herkes, durmuşlardı. Sesimin gücü zamana hükmedebilirmişim gibi hissettirmişti. Güçlüydüm, önemli bir şey kazanmıştım bu gereksizlik abidelerinden. Dikkatlerini… Düşünce bulutlarını bir kenara salladıktan sonra devam ettim: “Yeter… Anlamıyorsunuz. Daha ne kadar sürdürebileceksiniz? Bunları… Ne bileyim hayatınızı falan. Neden?…

Yorum Bırak

Günce-leme

Beyaz. Gereğinden fazla beyaz. Retinayı yoracak kadar beyaz. Sabahın ilk ışıklarıyla dairemden dışarı adımımı attım. Kulağımdaki kulaklığın varlığını unutmuş, etrafımda dolanan onlarca aracın, ağaçların ahenkli kar beyazlarını döküşünün ve adımlarımın temposunun müziğin ritminde kaybolduğunu hissediyorum. Her şey gereğinden fazla uygun. Fazla uygunluğun korkusunu yaşıyorum. Aslında ideal olmaktan korkuyorum. Karşıdan karşıya geçerken ayaklarım çamur oluyor. Ayağım ağırlaşıyor. Yürümek yormaya başlıyor. Parktan içeri girdiğimde güvenlikle göz göze geliyoruz. Sırtımdaki çantanın, kapalı kutunun kontrolünün gerekliliğini düşünüyor galiba. Oturduğu…

Yorum Bırak