İçeriğe geç

Etiket: insan

Sanatın Tüketimi

Sanatın çok başka tanımları olabilir, ancak ben duygu/ruh ile üretilmiş şeylerin tamamına bu adı yakıştırıyorum. (ne haddimeyse) Ve bunların her öğün tüketilmesini şiddetle tavsiye ediyorum. (bak hele bak) Zira “aydınlar”, sanatı her ne kadar sanat için görse de aslen ruha hizmet eder. Yalnız bu alçakça bir hizmetkarlık değildir. Daha çok devirdaim denebilir. Çünkü sanatın çıkış kaynağı da ruhtur ve başka ruhlara hitap ettikçe yeni yapıtlar oluşur. Bence insanlığın temel manası da budur. Yani sanatın gözetilmediği…

Yorum Bırak

İnsan mıyız

Öğlen saatleriydi. İki ev hanımı yaklaşık otuz kırk kadar nüfuslu apartmanlarının bahçesinde yaprak topluyordu. Işlerini bitirmeye yakın, yanlarına kavgalı oldukları bir kadın geldi. Kendisi yöneticinin karısı idi. Ve haliyle kocasının yetkilerini bizzat üstlenmiş, bu iki kadını apartman sakinlerinin şikayetleri üzerine azarlamaya kalkmıştı. Liste kabarıktı. Kediler için bahçeye mama koyulması, kömürlüklerin pis tutulması, biricik kocasının budadığı yerlerdeki yaprakların toplanması ve son olarak insan olmaları. Sabıkası olmayan bu iki hanım için yüz kızartıcı denebilecek suçlardı. Kadın şikayetleri…

Yorum Bırak

Bağlılık

Doğumuyla başlar insanın zincirlenişi. Şikayet etmez başlarda, muhtaçtır çünkü ona. Fakat şikayetler çağı olan ergenliğe ulaşınca, dar gelir insana koca dünya. Şikayet etmek özgürleşmektir bir bakıma. Ya da özgürleşmeye çalışmak. Çünkü ruh özgür hissetse bile beden hala bir kafesin içindedir. Aslında keyfine diyecek yoktur. Kendisine bedava yemek ve don atlet verilir. Ancak özgürlüğünün arzusu ihtiyaçlardan ötedir. Efendileri ise gereğinden fazlasını vermez. Bu da özgür ruhluları ha bire cama kafa atan sineklere çevirir. Elbette kapıdan çıkmak daha basit…

Yorum Bırak

Kafesteki Balon

Her şeyi kontrolü altına almayı bir takıntı haline getiren insanlık, gazını alamamış olacak ki kendisine de ket vurmuş ve bunu nesiller boyu sürecek zincirleme bir sisteme dökmüştür. Bu dizginleme, kimilerimizce düzen adına gerekli bir önlem olarak görülmüş, bazılarımızca ise tamamen gereksiz bir sınırlama olarak tanımlanmıştır. Gereklilik mevzusu yaşam koşullarına göre farklılık gösterdiği için tartışmalı bir konudur. Örneğin evinin yakınlarında vahşi hayvanların ömür sürdüğü bir ailenin çocuklarına hava karardıktan sonra dışarı çıkmasını yasaklaması hepimizce gerekli görülebilir.…

Yorum Bırak

Garipseme

Dünya bir savaş alanıdır ve üzerinde bulunanlar, isteseler de istemeseler de bu savaşa tabidir. Kimi zaman savaşmaktan bıkıp gereksizliğinden yakınanlar olduğu gibi, bazenleri ise savaşın belli bir cephesindeki gerilimi garipseyenler olur. Değineceğim kesim de bunlardır. Bu insanlar, savaşın içinde etkin bir rol üstlenmiş olabilirler. Ancak, kendi katıldıkları ateş hattı dışındaki savaşlara garipser bir tutum sergilerler. Yani: Savaşın haklı tarafı kendisidir, geri kalanlar ise hiçbir şey hak etmeyen mahluklardır. Savaş herkesin hakkıdır ve içinde bulunduğumuz koşullarda herkesin…

Yorum Bırak

Ahlak & Biyoloji

Günümüzde pek çok insan deyim yerindeyse, kaynak israfı olarak yaşamaktadır. Bu bireylerin kimileri evrimsel çıkmaza girmiş, kimileri ise tüm bencillikleri ile (yardımlaşma ve dayanışma eğilimi bulunmadan) Dünya kaynaklarını tüketmektedir. Genellikle, türümüzün geleceğini düşünerek hareket ettiğimizi söyleriz. (en azından çoğu bilim adamı) Ancak sahiden bu düşünce ile kararlar veriyor olsaydık, insanlığa hiçbir katkısı olmayan bu “kaynak sömürgecilerini” beslemeye devam ediyor olmazdık. İsraf olarak değerlendirdiğim kesim, biyolojik açıdan üremeye elverişli olmayan birliktelikler kuranlar ve kendisine, yaşadığını söylemediğiniz…

Yorum Bırak