İçeriğe geç

Etiket: Dünya

Hangi Umut

Kişisel gelişim uzmanları bir yandan, motivatörler öteki yandan; (bazen de filozoflar tarafından) Hayata umutla bakmamız gerektiği sıkça hatırlatılıyor. Fakat hangi hayat, hangi umut? Biraz zorlasam hayata kısık gözle ve iğrenmeden bakabilirim belki, lakin umuda dair bir şey görebileceğimi sanmam. Bazıları fırsatını bilmemiz gereken anın tam da bu olduğunu söylüyor: Dünyanın bozuk hali. Kimisi bunu yeni yaşam alanı (Mars gibi) arayışlarıyla cevaplıyor, kimisi bozulanı düzeltmeye çalışmakla. Bu insanlar bakar kör falan mıdır? Halimiz yeterince gözler önünde…

Yorum Bırak

Dünyayı Değiştirmek

Yaşadığı dünyanın gidişatından memnun olmayan uçuk fikirli insanların(ben de dahil) genel olarak düşlediği en büyük klişe, dünyayı değiştirmektir. Haliyle insanlar kendilerini özel görmeyi severler. Ardına şöyle bir bakıp, “Onlar yapamamışsa ne var yani, ben onlar değilim ya. Ben, benim.” der. Bunu, onların bir tohumu olduğunu unutarak ve kendisinin gökten düştüğünü sanarak söyler. Dünya üzerinden, doğruluğuna emin olamayacağımız hesaplara göre 100 milyar civarı insan göçüp gitmiştir ve hiçbiri dünyayı, düşlediği yönde değiştirememiştir.(bu rakam, M.Ö. 50.000 yılı başlangıç…

Yorum Bırak

Eski Sevgili Düşünce

Sosyal yaşantıda gayet etkin olmasına karşın düşünce bakımından yalnız kalan kişi, kendi dünyasında ayakta kalan son insandır. Zira insanlık, düşünce ile var olmuştur ve yine varlığını ancak düşünce ile sürdürebilir. Fakat düşünceler nankördür. Henüz öpmelere doyamamışken sizi terk ederler. Bunu içine sindiremeyen insan ise, kendisini bırakan düşünceye nispet yaparcasına yeni bir düşünce edinir. İnsan, bu karmaşık ilişkiyi ne kadar sürdürürse sürdürsün, ömrü düşüncelere nazaran daha uzun olduğundan eninde sonunda yalnız kalmak onun yazgısıdır. Ancak insan, bu ilişkide sevgilisini…

Yorum Bırak

Ahlak & Biyoloji

Günümüzde pek çok insan deyim yerindeyse, kaynak israfı olarak yaşamaktadır. Bu bireylerin kimileri evrimsel çıkmaza girmiş, kimileri ise tüm bencillikleri ile (yardımlaşma ve dayanışma eğilimi bulunmadan) Dünya kaynaklarını tüketmektedir. Genellikle, türümüzün geleceğini düşünerek hareket ettiğimizi söyleriz. (en azından çoğu bilim adamı) Ancak sahiden bu düşünce ile kararlar veriyor olsaydık, insanlığa hiçbir katkısı olmayan bu “kaynak sömürgecilerini” beslemeye devam ediyor olmazdık. İsraf olarak değerlendirdiğim kesim, biyolojik açıdan üremeye elverişli olmayan birliktelikler kuranlar ve kendisine, yaşadığını söylemediğiniz…

Yorum Bırak

Pişmanlık

Onlar, hayatı ustaca yaşadıklarını savunarak hiçbir zaman pişmanlık duymadıklarını çığırırlar, pos bıyıklarının altında gizledikleri pişmanlık dolu çehreleri ile. Hayatı gerçekten anladıklarını ve ayak uydurduklarını sanarlar, fakat tanıyamamışlardır kendilerini. Zira tillahı da olsa, düşürür bazen gardını(bilincini). Gardınızı düşürdüğünüz andır, içinizi yiyip bitirecek olan pişmanlığa kapı açılan. Kapıyı aralık gören “pişmanlık”, girer içeri sinsice ve davetsiz bir misafircesine. Yalancıdır ve gamsızdır onu içeri almadım diyen. Herkes ağırlamıştır onu içerisinde, ve pişmandır en az onun kadar. Sorar bazı…

2 Yorum

Unutulan Kullar

7. yüzyıldan sonra Dünyaya gelme lüzumsuzluğunda bulunmuş bütün faniler, Tanrının unuttuğu kullara tabiidir. Unutulan kullar artık Tanrının mucizelerini hak edemez bir vaziyette kendi başının çaresine bakmanın yollarını aramaya koyulmuştur. Bu kutsuz yolda türümüz doğada örneğine pek rastlanmayan bir şey gerçekleştirmiştir. İnsanlık hayatta kalmak için kendi türünü katletmeyi(ve daha nice türleri) bir uğraşı haline getirmiştir. Tanrının mucizelerine ve şefkatine muhtaç olduğumuz pek açıktır. Ancak muhtemelen bizler onun sevgili kulları değiliz. Aksi halde saçımızın tek bir teli…

Yorum Bırak