İçeriğe geç

Etiket: boş

Boş Görmek

Hayata anlamla bakan gözlere sahip değilim. Fakat yine de her anımda anlam bulmasını bilirim. Ve ben bozuk gözlerime rağmen böylesi bir çaba gösteriyorken, insanların neticeye bağlanmayan şeylere ayrılan zamanı değersiz görmelerine tahammül edemem. İlerlediğiniz yoldan sırf daha sonu gelmemişken ayrıldınız diye attığınız tüm adımların hiçe sayılması bariz körlüktür; düz kafalılık ve sonuç odaklı olmaktır. Madem sonuca bu kadar odaklanılmış, öyleyse mutlak sona bağlı kalarak yaşamalı: Yani ölüme. Aklınızda her an ölüm varken, yaşadığınızın hayat olduğunu…

Yorum Bırak

Boş Adam Öyküleri #7

Boş Adam, intikam almak için peşinden koşan eski dostundan habersizce Rıfkı’nın yanında saatlerini geçiriyordu. Bunu boşuna yapmıyordu tabii. Ondan kapabileceği birçok şey vardı. Hele de Rıfkı’nın eski bir lüzumsuz dönmesi olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda… Tıpkı Boş Adam gibi o da Boşluğunu sorgulamıştı vakti zamanında. Bu durumun yıllar sürüşü ise sonunda lüzumsuz yanının körelmesine sebep olmuştu. Fakat Boş Adam’ın olayı biraz daha farklıydı. Her ne kadar öyle olduğunu sansa da bir Lüzumsuz değildi aslında. O bir…

Yorum Bırak

Boş Adam Öyküleri #4

SERİNİN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ İÇİN: Boş Adam Öyküleri #1 Boş Adam Öyküleri #2 Boş Adam Öyküleri #3 Her iki taraf da yaklaşan savaşa hazırlanmaktaydı. Lüzumsuz ordusu güçlü ve boştu. Kazanan şimdiden belliydi. Bu boşluk karşısında hangi doluluk dik durabilirdi? Boş Adam’ın akıl hocalığını üstelenen Sedat, ona ordusunu farklı kollardan yönetebilmesi adına dört adet komutan seçmesini önerdi. Boş Adam, alelacele bir seçme töreni düzenledi. Sincan’ın hünerli lüzumsuzları marifetlerini göstereceklerdi. Seçmelere elli kişi başvurdu. Ancak içlerinden yalnızca dördü bu…

Yorum Bırak

Boş Adam Öyküleri #3

SERİNİN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ İÇİN: Boş Adam Öyküleri #1 Boş Adam Öyküleri #2 Boş Adam, etrafındaki kahkahaların alçaltıcılığı içinde düşünmeye çalışıyordu. Şölen anında, nasıl olur da bir canlı Boş Adam tayfasının isteği dışında hareket edebilirdi? Sedat’ın darbukasına pırtlayan sıradan bir kuş olamazdı. Boş Adam, şöleni bölme cesaretinde ve yeltenişinde bulunan kuşu merak ederek onu aramak maksadıyla etrafı süzdü. Kısa bir süre sonra gözüne heybeti baş döndüren bir adam ilişti. O “Dolu Adam” idi! Boş Adam, karşısında şaşkınlığını gizleyemediği bu…

2 Yorum

Boş Adam Öyküleri #2

Boş Adam rüyadan uyanmıştı.Sanırım büyüye kapılan kızlar değil,Boş Adam’dı.Boş Adam ne bir kızın dikkatini çekmiş,ne de çığırmıştı.Boş Adam rüyalanmıştı.                                     Aşağı baktığında kareli donunun ıslanmış olduğundan bunu “anlayabilmişti”.Donu çıkartmaya tenezzül etmeden yatağından kalktı ve annesine seslendi;
-“BEN OLMAK AÇ!”

Yorum Bırak

Boş Adam Öyküleri #1

Boş Adam huzurluydu. Şehrin tüm stresinden ve gürültüsünden uzak değildi belki ama şikayetçi de değildi. O şikayet etmezdi. Çünkü o boştu. Asla düşünmez ve sorgulamazdı. Önüne koyulanı yer ve sofradan kalkardı. Ne hedefleri, ne de kurduğu düşler vardı. Evden dışarı çıkar, parkta kös kös oturur ve tekrar evine dönerdi. Günler birbirini böyle kovalardı. Sonuçta o Boş Adam’dı. Ne kitap okur, ne de film izlerdi. Dinlediği müzikler ise sanatsallıktan çok uzaktı. Birde sesinin güzel olduğunu sanıp orada burada, insan içinde Ankara havası çığırması yok muydu. Mest ederdi insanı. Tıpkı keşfedilmeyi bekleyen bir yıldız gibiydi. En azından onun için öyleydi. Çünkü o her ne kadar boş olursa olsun yaratıkların en ulusu olduğuna,diğer canlıların ona hizmet ettiğine inanırdı. Çevresindekilerin düşüncelerini asla önemsemez, kendisinden farklı olanı taşlardı. Bu yapıcı bir taşlama değildi. Alaycı ve küçümser bir taşlama idi. Ne büyük adamdı Boş Adam. Ululuğu enginleri aşar, gökleri yarardı. Yada öyle sanırdı…

Yorum Bırak