İçeriğe geç

Bugün Bana Yarın Sana

Dilencilere para vermeli miyiz? Yolun ortasında durup bizden yardım dilenen birisini dinlemeli, bir görüşme yapmak için telefonumuzu istediğinde ona güvenmeli miyiz? Bu sorulara bir cevap aramıyorum. Çünkü beni ilgilendiren türde değiller. Ancak soru şöyle olsaydı: “Senden yardım isteyen birine yardım etmek ister misin? İşte o zaman cevaplayacak ciddiyeti takınırdım. Çünkü bunun dışındaki “toplumsal duyar” denen şeyi kale almıyorum. Zira ortada bir toplumun var olduğuna inanmıyorum.

Zaman zaman bazı yüksek sesli kişiler ya da kuruluşlar ön yargılarımızı yıkmamızı ve bize el açanlara karşılık vermemiz gerektiğini söylüyorlar. (imamın dediğini yap yaptığını yapma) Fakat bu gereklilik benim kabul etmediğim bir gerekçeye dayanıyor. Yapmak niyetinde oldukları -ya da öyleymiş gibi görünmek istedikleri- şey bir tür evrensel antlaşma diye sanıyorum. Tek bir ilkesi var bu antlaşmanın: Bugün bana, yarın sana. İşte burada vadettikleri tüm insani değerler çöpe gidiyor. Çünkü başkalarına yardım edilmesi en nihayetinde bir amaca dayandırılıyor. Bu çoğunluğu tavlamak için cezbedici nitelik taşıyan bir yöntem de olabilir. Ama ya çoğunluğa dahil olmak ve çirkin antlaşma masalarına oturmak istemeyenler varsa? Ben onlardanım. İlkem ise yardım etmek istediğim takdirde (ki bu çok ender yaşanır) etmek ve bunu karşılık beklemeden, kendi bilincimle uygun gördüğüm kişiye yöneltmek.

Ön yargıları kırıp herkese kucak açmanın ne kadar safdillik olacağından bahsederek kıymetli zamanınızı almayacağım. Ve beni bir gün ön yargıya maruz kalacağım ihtimaliyle korkutabileceğinizi de sanmayın. Bu sıkça başıma gelir zaten.

 

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: