İçeriğe geç

Boş Görmek

Hayata anlamla bakan gözlere sahip değilim. Fakat yine de her anımda anlam bulmasını bilirim. Ve ben bozuk gözlerime rağmen böylesi bir çaba gösteriyorken, insanların neticeye bağlanmayan şeylere ayrılan zamanı değersiz görmelerine tahammül edemem. İlerlediğiniz yoldan sırf daha sonu gelmemişken ayrıldınız diye attığınız tüm adımların hiçe sayılması bariz körlüktür; düz kafalılık ve sonuç odaklı olmaktır. Madem sonuca bu kadar odaklanılmış, öyleyse mutlak sona bağlı kalarak yaşamalı: Yani ölüme. Aklınızda her an ölüm varken, yaşadığınızın hayat olduğunu utanç duymadan söyleyebilir misiniz?

Boynunu hiç aşağıya bükmeden yürüyen biri, basıp geçtiği yerde bulunan hikmeti görmekten mahrum kalır. Nihayetinde hayat da bir yolculuktur. Ve yolculukları güzel kılan şey seyahatimiz boyunca gördüklerimizdir. Hele de onlardan yalnızca yolüstünde varsa. O anda kaçırdıklarınızı yolun sonunda tezgah açmış bir antikacıdan satın alamaz, yahut öykülerini dinleyemezsiniz. Böyleyken; edindiğimiz her deneyim ve geçirdiğimiz her saat benzeri bulunamaz kıymetlerdir. Lakin biraz kirlidir. Burada kömürü elmas yapmak size kalmış. İster atın sobaya yansın, ister ovalayın parlasın.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: