İçeriğe geç

Aylar: Mayıs 2018

Kıskanırım Sizi Ben

İnsanları çok kıskanıyorum. En aptallarını bile. Hatta en çok onları kıskanıyorum. Çünkü onların sahip olduklarını asla elde edemeyeceğimi biliyorum. Bu yüzden onlara taş atıp duruyorum. Mutluluklarını, samimiyetlerini, iyi niyetlerini, her şeylerini aşağılıyor ve inkar ediyorum. Malum atasözünü yazmama gerek yok, aklınıza gelmiştir muhtemelen. Belki bunların hiçbirini yazmama gerek yok, halimi biliyorsunuz zaten. Biliyorsunuz da saklıyorsunuz benden. Acıyorsunuz çünkü bana. Çirkinliğimi fark edip de ağlamamı istemiyorsunuz. -Kıskanıyorum sizi… Ben ise hemen yüzünüze vuruyorum güzelliğinizi. Ama siz…

Yorum Bırak

Sanatın Tüketimi

Sanatın çok başka tanımları olabilir, ancak ben duygu/ruh ile üretilmiş şeylerin tamamına bu adı yakıştırıyorum. (ne haddimeyse) Ve bunların her öğün tüketilmesini şiddetle tavsiye ediyorum. (bak hele bak) Zira “aydınlar”, sanatı her ne kadar sanat için görse de aslen ruha hizmet eder. Yalnız bu alçakça bir hizmetkarlık değildir. Daha çok devirdaim denebilir. Çünkü sanatın çıkış kaynağı da ruhtur ve başka ruhlara hitap ettikçe yeni yapıtlar oluşur. Bence insanlığın temel manası da budur. Yani sanatın gözetilmediği…

Yorum Bırak

İnsan mıyız

Öğlen saatleriydi. İki ev hanımı yaklaşık otuz kırk kadar nüfuslu apartmanlarının bahçesinde yaprak topluyordu. Işlerini bitirmeye yakın, yanlarına kavgalı oldukları bir kadın geldi. Kendisi yöneticinin karısı idi. Ve haliyle kocasının yetkilerini bizzat üstlenmiş, bu iki kadını apartman sakinlerinin şikayetleri üzerine azarlamaya kalkmıştı. Liste kabarıktı. Kediler için bahçeye mama koyulması, kömürlüklerin pis tutulması, biricik kocasının budadığı yerlerdeki yaprakların toplanması ve son olarak insan olmaları. Sabıkası olmayan bu iki hanım için yüz kızartıcı denebilecek suçlardı. Kadın şikayetleri…

Yorum Bırak

Dramın İşlevi

Yaptığımız boş işlere faydalı vazifeler yüklemeyi seviyoruz. Aleme ibret olmakla görevlendirdiğimiz dram da bunlardan biri. Fakat çoğu başka şey gibi dramın da sandığımızdan farklı işlevleri var. (ama biz dramdan devam edelim. malum, başlıkta dram yazıyor) Kısa süreli ve pek de güven verici olmayan gözlemlerime göre dram duygu yaşamaya yabancı olan insanlar için suni bir his şöleni oluşturuyor ve yaşamsal faaliyeti, yani enerjiyi artırıyor. Enerji kazanmak için ille de güzel şeyler hissetmek gerekmiyor, acı veren duygular da…

Yorum Bırak

Yaşlanmadaki Öğrenme Güçlüğünün Sosyal Etmenleri

Gençlerin yaşlılardan daha kolay öğrenmelerini yalnızca biyolojik sebeplere dayandırmak hata olur. Yaşı ilerleyen insanların zaman geçtikçe yüklendiği sorumluluklar ve hayata karşı tavrı da bunda pay sahibi olabilir. (hem de büyükçene) Günün büyük bir bölümünü sorumluluklara harcayan kart kişi, harcalamaların artmasıyla birlikte bu konuda cimrileşir ve faydasız gördüğü şeylere vakit ayırmaya çekinir. Fayda söz konusu edildiğinde, daha da kötüsü ilke edinildiğinde kişinin bezginliği de aynı oranda artar. Bu bezginlik tüm benliği kavradığında ise faydalı olana dahi kayıtsızlaşır.…

Yorum Bırak

Mantığın Mutasyonu

Çağlar boyu farklı alanlarda işlerlik gösteren mantık, kullanılmaya bu denli açık olması ile kendini iyice benimsetti ve neredeyse refleks halini alarak kimi canlılarla birleşti. Fakat ne yazık ki bu birlikteliğin çocukları mutasyona uğradı. Böylece geçmiş zamanlardaki fütursuzca üreme isteği ve göreceli empati kayboldu. Bunun yerine, masrafları ve bazı başka şeyleri göz önünde bulundurarak çocuk yapmaktan kaçınan ve kendisini tanımadığı bir canlının yerine koymayı mantıksız bulan nesiller türedi. (örneklere takılmayın, çoğaltılabilir) Bunlar birer ucubeye benziyordu. Dolayısıyla…

Yorum Bırak