Yaban Ellerde Üniversite

Kimileri için ebeveynlerden kaçmanın diğer adı, kimileri içinse gerçek hayat kapısına açılan son koridor…

Ne niyetle gidiyor olursanız olun, ergin bir yaşa ulaşmanızın getirdiği özgürlüğü tadacaksınız. Basit sorumluluklardan uzaklaşmış, daha elle tutulur dertlere sarılmış bir vaziyette yaşamınıza devam etmeye çalışacaksınız.
İlk sene, eğer ailenizden gayet billurlu bir destek almıyorsanız, yurtta kalmayı tadacak, onlarca, belki de yüzlerce insanla aynı yapı içerisinde bulunacak, kendinizi, istemeseniz dahi, gayet sosyal bir hayatın içinde bulacaksınız.

Yemeğiniz, eşyalarınız, odalarınız, yeri geldiğinde yataklarınız bile 7/24 ortak kullanıma açık olacaktır. Bardakları tokuşturup, “kafa kıyak” bir şekilde girmeye çalışacak, saatlerce ayık rolü yapacaksınız.
Son dediğim herkes için geçerli değil. (bkz: trakyalılar vs. alkol kullanmayanlar)

Ders saatlerinde birlikte uyanacak, sınavlara birlikte çalışacak ve senenizin uzadığını öğrendiğinizde birlikte…
Üzülür müsünüz yoksa sevinir misiniz? Orası size kalmış.

Parasızlık en büyük sorununuz olacak, bankalar sizi gondiklemek için peşinizden koşacak, siz ise eski usül onlarca kişiden borç alacak ve bir o kadar kişiye de borç vereceksiniz.
Ne alacaklarınızı alabilecek ne de alacaklılarınıza bi’şeyler verebileceksiniz.

İlk aylarda sakin olmayı başarabilir, “özgürlük” rehavetine kapılmış iğrenç ilişkilerden uzak durabilirseniz üniversite de geçirdiğiniz zamandan daha çok keyif alır, gerçek özgürlüğü tadabilirsiniz.
Zamanı geldiğinde içinize sinen bir birliktelik ile üniversite tadından yenmeyen, yaz geldiğinde özlenen bir yer haline dönüşebilir.

Kısacası ailenizden uzak, hayat ile başbaşa düelloya tutuşacak, gerçekten yaşamayı öğreneceksiniz.
Evet, tüm yazı aslında bir anı derlemesi idi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir