Turancılığın Sorunları

Türklerin neden ayrı düştükleri hakkında bir çözümleme yapılmak istendiğinde, suç genellikle başka uluslara yıkılmıştır. En yaygın değerlendirme ise Rusların Orta Asya’daki Türklere farklı adlar (bunu Türkçe dil bilgisi kurallarına uygun olarak yapışları hepimizi hayrete düşürmeye yetmekte) takarak ayırmasıdır. İlginç olanı ise Türklerin bu adlandırmaları “Büyüksün abi.” diyerek kabul edişleridir. Oysa ki en basitinden: Kırgız adı Rusların tarih sahnesine çıkışından çok daha öncesine dayanır ve gerek Hun önderleri (Mete Han’ın “Eli ok ve yay tutan herkes Hun oldu.” sözünü unutmuş değilim), gerekse Göktürk önderleri onları -akraba kavimler olduğunu belirterek- Kırgız (o günkü haliyle tabii ki daha farklıdır: Kırkız ya da Kıırkız gibi) diye anmışlardır. Kaldı ki diğer Türk toplulukları da yine taşıdıkları adları kendileri oluşturmuşlardır. Öyle ki “Rusların onlara takmış olduğu” adlar İvanlar ya da Markoviçler değil, Özbekler, Tatarlar ya da Kazaklardır. Türk halklarının bulunduğu coğrafyaların yabancılar tarafından çoğunlukla Türkistan ya da Türkiye şeklinde adlandırılması ise ayrı bir çelişkidir. Tabii ki Türk kimliğini silmeye yönelik uygulamalar yapılmıştır. Azerbaycan’da yaşayan Türkleri Azeri diye nitelendirmek buna örnektir. Ancak bu durum bütün Türk halklarında aynı şekilde tezahür etmemiştir. Vermiş olduğum “Kırgız” örneği de bunu kanıtlamakta.
Türk halkları çoğu kez aynı buyruk altında toplanmış olsalar da, kendilerini aynı yolun yolcusu olmaktan uzak görmüşlerdir. Bunun sebebini göçebe yaşam tarzına bağlamak mümkündür. Birbirlerinden ayrı yaşayan Türk halkları sıklıkla aralarındaki mesafeyi korumuş ve farklı yollar izlemeye gayret etmişlerdir. Elbette kültürel ve dilsel bir birlik söz konusudur. Ancak bunların oluşumunun büyük bir kısmının, Türk adının çıkışından eskiye dayandığını kabul etmeliyiz. Zira kültür ve dil oluşumu uzun yıllar almaktadır. Oysa ki bizler Türk adına ilk kez 6. yüzyılda kurulan Göktürk devleti sayesinde rastlıyoruz. Yani genel bir Türk tabiri oluşana kadar zaten çok fazla boy adları türetilmiş bulunuyordu. Eskiye olan bağlılığımız ise bu adları bırakıp aynı kümeye girmemize engel olmuştur. Bugün çoğu Türk halkı aynı soyu paylaştığını kabul ediyor olabilir. Ancak, ayrılıp boy halinde yaşamaya başladığımızda hissettiğimiz bağlılık, birleşik durumdayken hissettiğimizden daha kuvvetli olacak ki, halen birbirimizi aynı kefeye koymakta güçlük çekiyoruz. Orta Asya’daki Türkçe konuşan halkları, lütfedip Türk olarak değerlendirenler bile onlardan bahsederken yine farklı bir niteliği belirtiyormuşçasına “Azerbaycan Türkü”, “Kazakistan Türkü” gibi şekillerde anmaktadır. Turan birliğinin, birilerine adlar takmakla gerçekleşmeyeceği muhakkaktır. Mutlak çözüm, tüm Türk halklarının bir arada yaşamasıdır. Şu anda yerleşik düzende oluşumuz bunu eskisine nazaran daha mümkün kılmaktadır. Fakat bu önümüzde engellerin olmadığı anlamına gelmemekte. Yanlış veya doğru, dünden bugüne tüm Türk boyları birbirleri hakkında farklı yargılamalar ve değerlendirmeler yaptı ve çok kezler kendi aralarında savaşmış olmanın getirdiği kini taşımaktalar. Ancak tüm bunlara rağmen birlikte yaşamak imkansız değildir. Öyle ki tarihin ezeli rakipleri olan Avrupa devletleri, çıkarları gerekçesiyle bile olsa şu anda birlikte yaşamayı başarmaktalar. Yine de bizim ihtiyaç duyduğumuz ilişki bundan daha farklıdır. Günümüzde zaten Türk devletleri arasında bulunmakta olan çıkar ilişkilerinin, halkın birbirine yakınlaşması konusunda gösterdiği yetersizlik bize gösterir ki: İhtiyacımız olan birlik duygusal birliktir. Turan ancak, aramızda duygusal bir birlik oluştuğunda uzun ömür taşıyan bir birlik olabilir. Zor yoluyla elde ettiğimiz birlikteliklerin ne kadar kırılgan olduğunu tarih bizlere öğretmektedir.
Not: Bugün Kazakların Türkiye’de yaşaması ya da Özbeklerin Kazakistan’da yaşaması gibi durumlar kast ettiğim birliktelikten uzaktır. Çünkü şu anda yaşadığımız birliktelikler çeşitli çıkarlar üzerinedir ve birçokları birbirlerini yabancı ülke vatandaşı olarak görmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir