Neden ırklara ayrıldık?

Neden ırklara ayrıldık?

Bu yazıyı yazmamdan bir kaç saat önce Hitler’in günümüz çağında yaşamasını konu edinmiş bir kitabın sinema dünyasına uyarlaması olan “Er  ist wieder da” adlı filmi izledim. Film iyi hoş, göndermeler yerinde ve güzel, verilen mesaj derin. Buraya kadar sorun yok. Ancak Filmi izledikten sonra yapılan yorumları okumak istediğimde, hiç bir millete ait olmadığını düşünen bir kişinin, ırkların Continue reading Neden ırklara ayrıldık?

Boş Adam Öyküleri #1

Boş Adam Öyküleri #1

Boş Adam huzurluydu. Şehrin tüm stresinden ve gürültüsünden uzak değildi belki ama şikayetçi de değildi. O şikayet etmezdi. Çünkü o boştu. Asla düşünmez ve sorgulamazdı. Önüne koyulanı yer ve sofradan kalkardı. Ne hedefleri, ne de kurduğu düşler vardı. Evden dışarı çıkar, parkta kös kös oturur ve tekrar evine dönerdi. Günler birbirini böyle kovalardı. Sonuçta o Continue reading Boş Adam Öyküleri #1

Günah & Ahlak

Günah & Ahlak

İnsanoğlu, kafasına bir şeyler sokulabilecek erginliğe geldiği andan itibaren çeşitli aşılamalara tabi tutulur. Bu aşılamaların en başında günahlar ve sevaplar yer alır. Bu iki terim üzerine hayatına yön vermeye çalışan ve yetişen bireylerin iyiyi ve kötüyü ayırt etme tarzı günah ve sevaptan ibarettir ki bu bireylerin sağlıklı zihniyetler taşıdığını söylemek kesinliklikle aptallık olur. Şöyle ki: Aykırı davranışları “günah” Continue reading Günah & Ahlak

Okudum: Tehlikeli Oyunlar – Oğuz Atay

Okudum: Tehlikeli Oyunlar – Oğuz Atay

Oğuz Atay okurken kendinizi yorgun hissedebilirsiniz, fiziksel bir yorgunluk değil tabii ki. “Ruhsal  bir yorgunluk yav!” deyip sizin gönlünüzü kolay yoldan çalmayı da tercih edebilirdim ancak ruhani de değil. İçinizde ağırlık hissedersiniz sadece. Boş bir ağırlık. Bir de kitabı bitirdiğinizde, öyle bir biter ki, okuduğunuza lanet edersiniz. “Acelen neydi lan!” gibi ezici özeleştiriler yaparsınız. Oğuz Continue reading Okudum: Tehlikeli Oyunlar – Oğuz Atay

Esenlikler

Esenlikler

Duyulan kişi tarafından söyleyenin ağzını yorduğu sanılan, özünde lap diye tek kezde* söylenebilen, ne anlama geldiği pek bilinmeyen ve çoğu süre* ötelenen, oysa bizden biri olan, elgin* ve kimsesiz kalmış sözcüktür. Karşılık olarak sağlık dilemek anlamına gelen bu sözcüğün “ecnebice”sini iyi tanırız. Selamün aleykümün Türkçesidir bu sözcük. Selamün aleyküm sözcüklerini İslamiyet ile bağdaştıran kesim tarafından pek beğenilmez ve kullanıldığı ortamda “Ne Continue reading Esenlikler

Harikalar Diyarı Seyahatnamesi

Harikalar Diyarı Seyahatnamesi

Tan yerinin ağarmasıyla güneşin ışıkları Gri Şehrin en büyük parkına, Güliver’in tam alnına vurur. Yola işte tam bu vakitte, yanımızda ağzına kadar kahve dolu termos ve iki bardak ile yola çıktık. Sanıyorum ki daha önce bu saatte oradan geçen olmadığı için güvenlikler kapıdan geçerken, başta yadırgasa da, hemen karakter analizi yaptıktan sonra kendi kafasında ki Continue reading Harikalar Diyarı Seyahatnamesi