Çirkin ve Çelimsiz

Çirkin ve Çelimsiz

Ücra bir köşeye sinmiş, yediği haltın ardından suçluluk duygusu taşıyan küçük bir çocuk gibi kala kalmış ıssızda. Birilerinin onu bulunduğu yerden çekip kurtarmasını ve sıcak süt ile çikolatalı kurabiye vermesini bekliyor. Hem böylece o da büyüyüp topluma yararlı bir kişi olabilir. Lakin hayat… “Hepimiz için farklı planları vardır” değil mi? Soylu şehzadeler çöpten beslenmek zorunda Continue reading Çirkin ve Çelimsiz

Boş Adam Öyküleri #5

Boş Adam Öyküleri #5

Uyanalı yaklaşık yarım saat oluyordu. Gözünü tavana dikmiş, derinlere dalmıştı. Dolu Adam’ın öldüğü haberi henüz kulağına ilişmemişti. Yakınlarda bir savaşa gireceğini sanıyor ve bu savaşı kazanamayacağını düşünüyordu. İçindeki kuruntular onu savaş şevkinden mahrum bırakmıştı. Gerçekten lüzumsuz kalmayı istiyor muydu? Ya her gün park köşelerinde çığırmayı? Artık ne boş olmak onu cezbediyordu, ne de dolu olmaya Continue reading Boş Adam Öyküleri #5

Sorun Bende Değil Sende

Sorun Bende Değil Sende

Atalardan gelen ve yüksek tevazu içeren şu öğüdü bilmeyen yoktur: “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.” Kimileri bu söze kulak vermiş ve bu ilkeden yola çıkarak ilişkilerine yön vermeye gayret etmiştir. İnsan ilişkilerinde yapıcı rol oynayan bu tavır, ne yazık ki kişiye bazı yönlerden zarar vermektedir. Bireyin, yaşadığı tüm sorunların sorumlusunu öncelikle kendisi belleyişi, onda kaybolması Continue reading Sorun Bende Değil Sende

Saygısız

Saygısız

Uzun süredir yoksulluk içinde çırpınıyordu. Elinde avucunda hiç saygı kalmamıştı. Biraz olsun saygılarının kalmış olabileceği ümidiyle eş dostun kapısına varıyor, karşılarında utançtan kızarmış yüzü ile dikiliyor ve iki lokma saygı dileniyordu. Yazık, yakınları da en az kendisi kadar yoksuldu. Bu çağın kıtlığından çevresi de kaçamamıştı. Hesap defterini çıkardı ve geçmişten kalan alacaklarına baktı. Listede neredeyse silinmek üzere Continue reading Saygısız

Saf Dil

Saf Dil

Çağımız fanatik milliyetçilerinin çokça olan arzularından birisi de “saf dildir”. Lakin bu isteğin gerçekleşmesi hem imkansız, hem de akıl dışıdır. Bu tür uçuk istekler tabii ki çağımıza özgün değildir. Tarih, bizleri geçmişteki milyonlarca ütopik istekle tanıştırmıştır. Tanrı olmak, dünya hakimi olmak veya ölümsüz(bilimin ulaşabileceği seviyeleri göz önünde bulundurduğumuzda bu isteğin imkansızlığı tartışılabilir) olmak gibi. Çağlar Continue reading Saf Dil

Dünyayı Değiştirmek

Dünyayı Değiştirmek

Yaşadığı dünyanın gidişatından memnun olmayan uçuk fikirli insanların(ben de dahil) genel olarak düşlediği en büyük klişe, dünyayı değiştirmektir. Haliyle insanlar kendilerini özel görmeyi severler. Ardına şöyle bir bakıp, “Onlar yapamamışsa ne var yani, ben onlar değilim ya. Ben, benim.” der. Bunu, onların bir tohumu olduğunu unutarak ve kendisinin gökten düştüğünü sanarak söyler. Dünya üzerinden, doğruluğuna Continue reading Dünyayı Değiştirmek

Yaban Ellerde Üniversite

Yaban Ellerde Üniversite

Kimileri için ebeveynlerden kaçmanın diğer adı, kimileri içinse gerçek hayat kapısına açılan son koridor… Ne niyetle gidiyor olursanız olun, ergin bir yaşa ulaşmanızın getirdiği özgürlüğü tadacaksınız. Basit sorumluluklardan uzaklaşmış, daha elle tutulur dertlere sarılmış bir vaziyette yaşamınıza devam etmeye çalışacaksınız. İlk sene, eğer ailenizden gayet billurlu bir destek almıyorsanız, yurtta kalmayı tadacak, onlarca, belki de yüzlerce Continue reading Yaban Ellerde Üniversite

Memleket Övüncü

Memleket Övüncü

Öz başarılarının olmayışından mı, yoksa kendilerini “ulu” bir soya bağlama istencinden midir tartışılır, vatandaşlarımız doğdukları ya da yetiştikleri bölge ile övünç duymaya bayılırlar. Kişinin, fırsat bulduğu her anda sohbet arasına sıkıştırdığı memleketi, onun nazarında asla kötü bireyler yetiştirmemiş, yalnızca iyilik timsali olan insanları üzerinde barındırmıştır. Bereketli ve kutsal, hatta Dünyanın diğer tüm topraklarından ayrı bir Continue reading Memleket Övüncü

Anılar

Anılar

Anılar, yeri geldiğinde bizleri yaşama bağlayan en kuvvetli bağlardır. Tam düşeceğinizi hissettiğiniz zamanlarda sarıverirler belinizi. Tabii onlara güvenip kendinizi emanet ederseniz… Anılar vefalı oldukları kadar bazen de nankördürler. Yüzlerine biraz bakmayıverin, hemen bırakırlar sizi yalnızlığınızla. Yani onlara en çok ihtiyacınız olduğu anda. Anı denen nazlı yar, sevilip okşandığında sizi bahtiyar da eder, çilekeş de. Bazı Continue reading Anılar

Boş Adam Öyküleri #kısabirara

Boş Adam Öyküleri #kısabirara

Boş Adam, tüm bu savaş işlerinden yorgun düşmüş ve kafasını toparlayıp rahatlamak için lüzumsuz tebaasından uzaklaşmıştı. Daha önce hiç gitmediği bir şehirde, hiç bilmediği bir parka oturdu. Bu defa niyeti kötü değildi, belki biraz insancılık oynamak. Huzuru bulduğunu düşünerek, lüzumlu insanları izliyordu ki, birden kafasına atılan taşla irkildi. Döndü ve arkasına baktı, kimse yoktu. Kendine, Continue reading Boş Adam Öyküleri #kısabirara