Öğütçü

Kendini varılabilecek en uç noktaya ulaşmış sanan “Gandhi” çakmaları tarafından akrabalara, çoluk-çocuklara, yaşça küçüklere verilen hayat dersi niteliğindeki “eğitici ve öğretici” bilgilere öğüt denir.”Öğütçü” ise öğütlerin pazarlamasını yapan kişidir.Sağa-sola pervasızca “bilgi” saçan bu kimseler, üstün yaşam deneyimleri ve birikimleri ile kendilerine gıpta etmemize sebep olmaktadırlar.Verdikleri öğütler o denli tesirlidir ki hayatınızı etkilememesine imkan yoktur.O öğütlerden bir tane dinlediğinizde hayat çok daha yaşanabilir bir hal alır…Mı acaba?

Verilen öğütler genelde üzerine durulmaması gereken ve boş konular hakkında olduğunda hayatınızın çok daha yaşanabilir bir hal alması pek de mümkün olmuyor.Aksine verilen öğütler zehir etkisi yapıyor.Saçını kestir,babet çorap giyme,küpe takma gibi hiçbir ehemmiyeti olmayan, eften püften,yalnızca “El alem ne der?” düşüncesiyle ağızdan çıkan sözlerden de aksi beklenemez zaten.Bu sözler bir noktadan sonra öğüt niteliğinden çıkıp kalp kırma noktasına varıyor.Gençliğinde saçları omuzlarına inen günümüz kelleri, lüle saçlı gençlere besledikleri kini gizli tutamıyorlar. Neticede “öğüt” adı altında sezdirmeden(?) kin kusuyorlar.Kulaklarınız zamanla bu “öğütlere” duyarsızlaşır ya da bağışıklık kazanır.Artık kel, kale alınmaz olur. Görünmez olduğunun farkında olmayan bir adam edasıyla yaptığı çığırışlar nedeniyle aşağıdaki gibi tek taraflı bir konuşma yaşanır.

-Hoop!

-ŞŞ!

-Oğlum sana diyorum lan.

-Saçın diyorum.Zikim gibi.

-Alınmıyon mu lan?

-LAN!..

“Öğütleriyle” sizi rahatsız eden keller ya da çorabını dizine kadar çeken deliksiz kulak memeli kişileri görmezden ve duymazdan gelin.Aksi takdirde bu acımasız ve “bilgilendirici” dünyada hayatta kalamazsınız.Sizi cahillikten kurtarmaya çalıştıkları takdirde kimse ile göz teması kurmadan oradan uzaklaşın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir