İçeriğe geç

Milliyetçiliğin Sorunları

İnsanoğlunun ürettiği ve kurguladığı  hiçbir şey kusursuz olamayacağı gibi kimilerimizin koşulsuzca ve canı gönülden bağlı olduğu düşünce akımlarının da sorunları vardır. Bu yazıda milliyetçilik düşüncesinin sorunlarını incelemek istiyorum.

Milliyetçilik düşüncesi olmasa bile  her canlı kendisinin bulunduğu topluluğun çıkarlarını gözetmeye meyillidir. İnsanoğlunun kurgusu ile harmanlanan bu içgüdü ise milliyetçiliği doğurmuştur. Milliyetçiliğin temel manası “kendi ulusunun çıkarlarını gözetmek” olsa da günümüz Dünyasında “kendi ulusunun diğer ulusların önderi olması” düşüncesi hakim görünmektedir. Her topluluğun -düzen adına-  lideri olmalıdır. Genel olarak çoğu topluluğa lider atanmış ya da seçilmiştir. Ancak küresel açıdan baktığımızda Dünyaca  kabul edilen bir lider bulunmamaktadır. Akıllara gelen ilk lider adayı da her ulusa, dine ya da düşünceye göre değiştiğinden yeryüzündeki karmaşa kaçınılmaz olmuştur. Uluslar, kimi zaman kendi önderlerine bile güvenemezken farklı bir ulusun önderine nasıl razı kalabilir?

-Eşitlik ve adalet sağlanırsa.

Milliyetçiliğin en temel kanılarından birisi de kendi ulusunun en doğru Dünya görüşüne sahip olduğudur. Bu doğrular görecelidir ve uluslar arasında farklılık gösterir. Ancak asıl amaç kendi doğrularını Dünyaya kabul ettirip, binlerce yıldır tahtı boş kalan insanoğlunun önderliğini üstlenmektir. İnsanoğlu, ömrü boyunca kendisine bir şeylerin dikte edilmesinden bıkmıştır. Bu yüzden kendimizce doğru gördüğümüz ve düzen sağlayacağına inandığımız düşüncelerimizi zor kullanarak kabul ettirmemiz olanaksızdır. İnsanoğlu, bu düşüncenin doğruluğuna ve kendisi de dahil olmak üzere herkesin yararı için olduğuna inanmalı ki kendi ulusundan olmayan bir öndere ve düşüncelerine güvensin.

Çağımız dahil olmak üzere birçok dönemin milliyetçileri istilacı bir tutum takınmışlardır. Günümüzdeki durum değerlendirildiğinde bunun faydasız ve işe yaramaz olduğu görülmektedir. Bu çerçevede milliyetçiliğin en büyük sorunu dumur olmuşçasına beslenen nefrettir. Milliyetçiler bu öfkeden sıyrılmalıdır. Aksi halde verilen kararlar ve tutum mantıktan uzak olur. Koşulsuzca her ulusa duyulan umarsız nefret, kendi ulusumuzu saymadığımızda Dünyada bulunan tüm insanlığın bizlerden tiksinmesine ve güvenlerini yitirmelerine sebep olur. Dahası, nefreti kadehleyen bir ulus kendi içinde bile ayrılıklara gebe kalır. Bu tiksinti ve ayrılık, ulusun diğer uluslara önderlik etmesi bir yana hayatta kalabilmesini bile düşük bir olasılık haline getirir.

Öfkemizi dizginleyemeyeceğimiz olaylar ile karşılaşmamız olağandır. Ancak olaylar doğru şekilde değerlendirilmelidir. X ulusunun lideri uygun bulmadığımız politikalar sergilediğinde  aklımızdan çıkarmamalıyız ki önderlik ettiği ulus da bu kararı onaylamıyor olabilir. Bir kişinin cezasını tüm insanlığa kesmek ne bizlere ne de insanoğluna fayda sağlar.

Bilirsiniz işte…

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: