İçeriğe geç

Kategori: Öykü

Ayin

Kurban, şamanın duaları eşliğinde ayin alanına getiriliyordu. Bu sırada dansçılar ve davullar da coşmaktaydı. İnsanlar kendinden geçmiş, kurbanı bir an önce Tanrı’ya sunmak istiyordu. Neredeyse herkes oradaydı; biri dışında. O kişi kabilesinin ayinlerine katılmak istemiyordu. Tabii halkının buna tepkisiz kalmasını bekleyemezdi. İbadet anında onu göremediklerinde hemen fısıldaşmaya başlıyorlardı. Aslında bağırsalar da olurdu. Çünkü herkes ondan eşit derecede nefret ediyordu. Ancak onların ahlakı ve utancı vardı. Öyle topluluk içinde bağırmak olmazdı. Yalnız bir şeyden utanmazlardı. O…

Yorum Bırak

Nüfuz Sayımı

Gebeş’in kapısı çaldı. Gelen sayım memuruydu ve evdeki herkesin toplanmasını istiyordu. Toplam dört hane üyesi vardı. Hepsi boydan boya dizilmişti. En başta da sıska ve titrek bacaklarıyla Gebeş duruyordu. Görevli, kayda Gebeş’ten başlamak yerine sıranın ta en sonundan başlamıştı. Az sonra sıra Gebeş’e gelmişti. Ama görevli onu kaydetmeden kapıya yöneldi. Gebeş, kendini atlamasına şaşırdı ve seslendi: “Beni kaydetmeyi unuttunuz.” Görevli yüzüne bile bakmadan yanıtladı: “Kayda değmezsiniz.” Gebeş öfkelenmişti. Ama devletin memuruna dokunamazdı. Zaten götü de yemezdi,…

Yorum Bırak

“Kenyu-hiğırmi” Hastalığı

Hayatının en hareketli dönemlerinde ilk belirtilerini göstermişti bu hastalık. Etrafında o kadar çok konuşan “birileri” vardı ki artık bazı şeyleri sansürlemekten başka çaresi yoktu. Fakat bu hastalığının başlamasının en önemli nedeni bu değildi. Grup içerisinde biri konuşurken umarsızca bambaşka bir konuşma atıp, asıl anlatıcının topladığı bütün ilgiyi kendine çeken şahıslar yüzünden oluşmuştu. Kendisine yapıldığı için değil, bir başkasını dinlerken, dinlediği kişinin bölünmesinden ve yüzündeki o hayal kırıklığını görmekten nefret ediyordu. Pek tabii kendisine yapıldığı zamanlar…

Yorum Bırak

İlk İnsan

[…] -Neden? -Ne bileyim! Sinirliyim. Bilmiyorum. Vazgeçsem şu sorulardan artık. Daha fazla dayanamam. -İyi misin? -Değilim. Kafamı kaldırmak istemiyorum artık. Görmekten yoruldum. -Bu mu sorunun? Başkaları mı? -Hayır, anlatamıyorum. Başkaları değil, var olacakları görmek yoruyor. Benden milyonlarca belki de milyarlarca düşünsene! -Her zaman duyarlı biri oldun zaten. İleri görüşlü… -Görmekten yoruldum diyorum, bıktım artık. Hala bencilim anlayacağım. Aynı şeylere bakıyoruz, aptal olma. -Kendine karşı fazla kabasın. -Olmalıyım da. Kibar davranmak ne kazandırdı ki? Ağır başlı…

Yorum Bırak

Boş Adam Öyküleri #10

Sıvılaşmış beyinler Boş Adam’ı erittiklerinden emin olduklarında Sincan’dan çekildiler. Boş Adam’dan geriye kalan yalnızca defteri ve kalemiydi. Onlar da Sincan halkının ayakları altında dövülüyordu. O sivri uçlu kunduralar üzerinden geçtikçe can çekişiyorlardı sanki. Canlı gibiydiler. Ya da içlerinde bir canlıyı barındırıyor gibi. Yüz yirmi kiloluk bir tırcı yanları patlamış ayakkabısıyla birlikte üzerlerinde gölge ettiğinde Boş Adam daha fazla gizlenemeyeceğini anladı ve açığa çıktı. Çıkmadan önce, yiyeceği darbeleri hesap ederek ellerini siper etmeyi planlamıştı. Planını da…

Yorum Bırak

Boş Adam Öyküleri #9

Yine yılardır yaşamaya alıştığı yuvasındaydı Boş Adam. Yalnız bir eksikle: Sedat’sız. Yeni dostu Rıfkı bile yoktu yanında. Şimdi her ikisi de kendi hayatlarına bazı değişiklikler eşliğinde devam ediyordu. Edilebilecek bir yanı kaldığı tartışılır ya. Onca olandan sonra yaşayası gelir miydi adamın? Tutunacak bir dal bulsa belki, çıkıverirdi o zaman buhran denen bataklıktan. Lakin dallar budanalı çok oluyordu. “İlle boğulacaz yani.” diye geçirdi içinden. Herkes ve her şey bunu istiyordu zaten, bu çakma Lüzumsuzun yok olmasını.…

Yorum Bırak