Öykü

Dost Yoksunu

Dost Yoksunu

Kutsal bir gündü. Günün ibadetini yapmak için herkes bir araya toplanmıştı. Ayinin başlamasına henüz vakit vardı. Bu yüzden bekleyenler sohbete tutuşmuşlardı. Birisi hariç. O Dost Yoksunu’ydu. Dostu olmadan sohbet ateşine katılıp nasıl tutuşabilirdi? Dakikalarca dostsuzluğunu koruyan bu zavallıya, çevresindekilere nazaran daha ağırbaşlı ve terbiyeli olanı acıma belirtisi gösterdi. Belki de merhamet… Cebinden çıkardığı kibriti yaktı Continue reading Dost Yoksunu

Müsaadenizle Konuşuyorum!

Müsaadenizle Konuşuyorum!

Sınıfın duvarlarını delen bir ses ile bağırdım: “Yeter ulan!” Basit bir tümcenin bu kadar etki yapmasını beklemiyordum. Sınıfın içinde hoş bir sessizlik oluştu. Defteri anlamsızca karalayan çocuk, arkadaşına iğrenç espriler fısıldayan godoş, saçını egosuyla karışık okşayan kadın ve diğer tüm herkes, durmuşlardı. Sesimin gücü zamana hükmedebilirmişim gibi hissettirmişti. Güçlüydüm, önemli bir şey kazanmıştım bu gereksizlik abidelerinden. Continue reading Müsaadenizle Konuşuyorum!

Boş Adam Öyküleri #4

Boş Adam Öyküleri #4

SERİNİN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ İÇİN: Boş Adam Öyküleri #1 Boş Adam Öyküleri #2 Boş Adam Öyküleri #3 Her iki taraf da yaklaşan savaşa hazırlanmaktaydı. Lüzumsuz ordusu güçlü ve boştu. Kazanan şimdiden belliydi. Bu boşluk karşısında hangi doluluk dik durabilirdi? Boş Adam’ın akıl hocalığını üstelenen Sedat, ona ordusunu farklı kollardan yönetebilmesi adına dört adet komutan seçmesini önerdi. Continue reading Boş Adam Öyküleri #4

Günce-leme

Günce-leme

Beyaz. Gereğinden fazla beyaz. Retinayı yoracak kadar beyaz. Sabahın ilk ışıklarıyla dairemden dışarı adımımı attım. Kulağımdaki kulaklığın varlığını unutmuş, etrafımda dolanan onlarca aracın, ağaçların ahenkli kar beyazlarını döküşünün ve adımlarımın temposunun müziğin ritminde kaybolduğunu hissediyorum. Her şey gereğinden fazla uygun. Fazla uygunluğun korkusunu yaşıyorum. Aslında ideal olmaktan korkuyorum. Karşıdan karşıya geçerken ayaklarım çamur oluyor. Ayağım Continue reading Günce-leme

Boş Adam Öyküleri #3

Boş Adam Öyküleri #3

SERİNİN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ İÇİN: Boş Adam Öyküleri #1 Boş Adam Öyküleri #2 Boş Adam, etrafındaki kahkahaların alçaltıcılığı içinde düşünmeye çalışıyordu. Şölen anında, nasıl olur da bir canlı Boş Adam tayfasının isteği dışında hareket edebilirdi? Sedat’ın darbukasına pırtlayan sıradan bir kuş olamazdı. Boş Adam, şöleni bölme cesaretinde ve yeltenişinde bulunan kuşu merak ederek onu aramak maksadıyla etrafı süzdü. Kısa Continue reading Boş Adam Öyküleri #3

71 & 18

71 & 18

71 yıl, 26 bin gün, yüz binlerce saat, milyonlarca dakika… Cahit Sıtkı Tarancı’nın hayat formülüne karşı koyulan yaş. Bahçesinde manzaranın tersine oturmuş yılların getirdiklerini ve götürdüklerini hesaplıyor bir yandan da sigara dumanını üflüyordu. Kardeşinin ölümü yalnızlık ateşini iyiden iyiye harlamıştı. Yıllardır birlikte yaşadığı eşi de hastaydı, eh’ kendi sağlığı da… Sessizlik telefonunun sesi ile bozulmuş, ekranında Continue reading 71 & 18

Boş Adam Öyküleri #2

Boş Adam Öyküleri #2

Boş Adam rüyadan uyanmıştı.Sanırım büyüye kapılan kızlar değil,Boş Adam’dı.Boş Adam ne bir kızın dikkatini çekmiş,ne de çığırmıştı.Boş Adam rüyalanmıştı.                                     Aşağı baktığında kareli donunun ıslanmış olduğundan bunu “anlayabilmişti”.Donu çıkartmaya tenezzül etmeden yatağından kalktı ve annesine seslendi; -“BEN OLMAK AÇ!”

Boş Adam Öyküleri #1

Boş Adam Öyküleri #1

Boş Adam huzurluydu. Şehrin tüm stresinden ve gürültüsünden uzak değildi belki ama şikayetçi de değildi. O şikayet etmezdi. Çünkü o boştu. Asla düşünmez ve sorgulamazdı. Önüne koyulanı yer ve sofradan kalkardı. Ne hedefleri, ne de kurduğu düşler vardı. Evden dışarı çıkar, parkta kös kös oturur ve tekrar evine dönerdi. Günler birbirini böyle kovalardı. Sonuçta o Continue reading Boş Adam Öyküleri #1