İçeriğe geç

Kategori: Kategorilendiremediklerimizden

Ya Zaman

Ne yapabilirim, elimden ne gelir? Her şey boka batmış durumda zaten. Yapabileceklerim boku harlamaktan öteye gidemez. Zaman, hemen akıp gitsen ya… Senin her şeye gücün yetiyor. Ama öylesine yavaşsın ki, biz biçareler kendince debelenmek zorunda kalıyor. Hoşuna gidiyor olabilir mi bu? Bizi seyretmek yani. Belki de sırf bu yüzden yavaşsın. Bokluğu uzatır, güzelliği hemen sonlandırırsın. Vaktimizi geçir bizim, ne olur ey zaman. Yeter, dayanamıyoruz var olmaya. Ya da göçür beni herkesten uzaklara. Bak, gördün mü?…

1 Yorum

Kıskanırım Sizi Ben

İnsanları çok kıskanıyorum. En aptallarını bile. Hatta en çok onları kıskanıyorum. Çünkü onların sahip olduklarını asla elde edemeyeceğimi biliyorum. Bu yüzden onlara taş atıp duruyorum. Mutluluklarını, samimiyetlerini, iyi niyetlerini, her şeylerini aşağılıyor ve inkar ediyorum. Malum atasözünü yazmama gerek yok, aklınıza gelmiştir muhtemelen. Belki bunların hiçbirini yazmama gerek yok, halimi biliyorsunuz zaten. Biliyorsunuz da saklıyorsunuz benden. Acıyorsunuz çünkü bana. Çirkinliğimi fark edip de ağlamamı istemiyorsunuz. -Kıskanıyorum sizi… Ben ise hemen yüzünüze vuruyorum güzelliğinizi. Ama siz…

Yorum Bırak

İnsan mıyız

Öğlen saatleriydi. İki ev hanımı yaklaşık otuz kırk kadar nüfuslu apartmanlarının bahçesinde yaprak topluyordu. Işlerini bitirmeye yakın, yanlarına kavgalı oldukları bir kadın geldi. Kendisi yöneticinin karısı idi. Ve haliyle kocasının yetkilerini bizzat üstlenmiş, bu iki kadını apartman sakinlerinin şikayetleri üzerine azarlamaya kalkmıştı. Liste kabarıktı. Kediler için bahçeye mama koyulması, kömürlüklerin pis tutulması, biricik kocasının budadığı yerlerdeki yaprakların toplanması ve son olarak insan olmaları. Sabıkası olmayan bu iki hanım için yüz kızartıcı denebilecek suçlardı. Kadın şikayetleri…

Yorum Bırak

biraz kişisel, az biraz saçma

dertler paylaştıkça azalır, demiş atalarımız, sosyal bi’hayatta, anlayışlı insanlar ile yaşıyorken.

sanırım atalarımız pek ileri görüşlü değilmiş(!) ki değerli “sosyalliğimizi” hayattan kısıp teknolojiye, anlayışımızı da insanlığımız ile beraber öldürebileceğimizi öngörememiş.

İki kere iki.

7 Yorum

Merhaba!

Proje planlandı, isim bulundu, logo tasarlanmaya çalışıldı ancak içe sinmedi, ertesi gün oldu para yatırıldı, alan adı ayarlandı, soğuk bir duş alındı, vücut kurulandı fakat saçlar ıslak bırakıldı, blog kuruldu ve yavaş yavaş yazılar eklenmeye başlandı.

Peki, bu hikayenin devamı nerede? İşte onu halk dilinde “her şeyin ilacı” olarak bilinen zaman gösterecek. Neler yapacağız, neler ortaya koyacağız ya da nasıl bir ürün, nasıl bir algı oluşturacağımızı merak da etmiyor değiliz.

İki kere iki.

8 Yorum