İçeriğe geç

Kategori: Deneme

Bağlılık

Doğumuyla başlar insanın zincirlenişi. Şikayet etmez başlarda, muhtaçtır çünkü ona. Fakat şikayetler çağı olan ergenliğe ulaşınca, dar gelir insana koca dünya. Şikayet etmek özgürleşmektir bir bakıma. Ya da özgürleşmeye çalışmak. Çünkü ruh özgür hissetse bile beden hala bir kafesin içindedir. Aslında keyfine diyecek yoktur. Kendisine bedava yemek ve don atlet verilir. Ancak özgürlüğünün arzusu ihtiyaçlardan ötedir. Efendileri ise gereğinden fazlasını vermez. Bu da özgür ruhluları ha bire cama kafa atan sineklere çevirir. Elbette kapıdan çıkmak daha basit…

Yorum Bırak

Zamanın Bozukluğu

Bilgi kirliliğinin fazlaca artış gösterdiği çağımızda, bu kirlilikten kaynaklı olarak duymaya alıştığımız sözlerden birisi de şudur: “Şimdi insanlık bozuldu, nerede o eski günler?” Ortada sahiden de bir bozulma var. Ama bunun başlangıcı çağımıza mal edilemeyecek kadar eskiye dayanıyor. İnsanoğlu kendini bildiğinden beri her çağda bir bozukluk taşımıştır kanımca. Yalnız bunların çok azını belgeledikleri için günümüzde o kadar zikrolunmaz ya da hesap edilmez. Ancak kıt miktardaki tarihi belgeleri incelediğimizde bozukluğun günümüzdekinden geri kalır yanı olmadığı görülür.…

Yorum Bırak

Bağımlılık Üzerine Karalamaca

Bırakamıyorum… Ama bu bağımlılık hikayesine daha farklı girmem gerek sanırım. Her şeyin çok kolay bir şekilde bağımlısı hale gelebilirim. Yani siz insanların iradesiz dediği şeylerin bütünü benim. Yalnızlık mesela. Bu merede sandığınızdan daha kolay alışılıyor. İlkokulda bile etrafımdaki insan sayısını kontrol ediyordum. Bizim buralarda bir laf vardır: “10 tane 10 kuruşun olacağına 2 tane 50 kuruşun olsun.” Ben bunu kendimce yorumlayıp, parasız kalmayı tercih ettim. Hem daha gerçekçi. Gerçek hayatta parası olmayan biriydim sonuçta. Büyüdüm…

Yorum Bırak

Para İçin Sanat

Üretken varlıklarız. Kah hayatta kalmak için, kah keyfimiz için üretiyoruz. Ve bir o kadar da tüketkeniz.  Kah ihtiyaçlarımız için, kah keyfimiz. İhtiyaç tüketimlerini sorgulamaya pek yeltenmeyiz, çünkü masumdurlar. Fakat keyfi olanlar bazen vicdanımızı ya da başka yanlarımızı tırmalar. Örneğin müzik dinlemek. Aslında bu bir ihtiyaç sayılabilir. Ama gerekliliğinden ziyade, verdiği zevk için tükettiğimizden dolayı bu şekilde değerlendirmek daha doğru olabilir. Seçkin ve zengin bir müzik listesine sahibim. Ve bu listenin içinde binlerce kez dinlediğim şarkılar…

Yorum Bırak

Niteliksel Eğitim

Niteliğin en temel özelliği bulunduğu kişiyi eğitim görmese dahi (ki bu çok daha iyi olabilir) belli bir seviyeye ulaştırabilmesidir. Bunun özellikle mühim olduğu bazı alanlar vardır. Edebiyat, felsefe ya da sosyoloji gibi. Bana göre, bu alanlar söz konusu olduğunda eğitim kalitesinden öte eğitim alan öğrenciler kilit roldedir. Zira eğitim ne denli iyi olursa olsun, bu rolü üstlenemeyecek Bilgisayaradamların eğitimden anlayacağı diğer öğrencilerinkinden daha farklı olacaktır. Yazıktır ki sınıflar da genellikle Bilgisayaradamlar tarafından doldurulmaktadır. Bu da…

Yorum Bırak

Tarih Öğrenimi

İnsanlar tarihi kaynağından öğrenmektense uyarlama bir roman ya da diziden “öğrenmeyi” tercih ediyor. Bunun kısmen de olsa haklı sebepleri olduğunu düşünüyorum. Örneğin anlatımda zaman zaman görülen yalpaklık. Buna çoğunlukla birinci el kaynaklarda rastlıyoruz. Tarihi bir kişiliği ya da olayı, tanıklık etmiş birinden okumak kimilerine heyecan verici görünebilir. Fakat bu tür kaynaklar genellikle ısmarlamadır ve bu da tanrısallaştırılmış liderler ile karşılaşacağımız anlamına gelir. Sanıyorum ki bu durum da fazlasıyla heves kaçırıcıdır. Atalarına duyduğu saygının haddi olmayanlar…

Yorum Bırak