Deneme

Dost Yoksunu

Dost Yoksunu

Kutsal bir gündü. Günün ibadetini yapmak için herkes bir araya toplanmıştı. Ayinin başlamasına henüz vakit vardı. Bu yüzden bekleyenler sohbete tutuşmuşlardı. Birisi hariç. O Dost Yoksunu’ydu. Dostu olmadan sohbet ateşine katılıp nasıl tutuşabilirdi? Dakikalarca dostsuzluğunu koruyan bu zavallıya, çevresindekilere nazaran daha ağırbaşlı ve terbiyeli olanı acıma belirtisi gösterdi. Belki de merhamet… Cebinden çıkardığı kibriti yaktı Continue reading Dost Yoksunu

Aidiyet Duygusu

Aidiyet Duygusu

Aidiyet duygusu, insanın kendisini bir inanca, bir insana yahut herhangi bir şeye bağlı hissetmesidir. Yaşamın en büyük hilelerinden birisi bu duyguyu kullanmaktır. Öyle ki yaşantıdan kopmamanın en basit yolu “bağlanmaktır.” Bağ için kullanılan “ipin” türü, yazının başında söz ettiğim gibi değişebilmektedir. Kimileri inanç ve düşünce ile, kimileri ise sevgi ile bağlanmaya çalışır “koca ve mavi” Continue reading Aidiyet Duygusu

Pişmanlık

Pişmanlık

Onlar, hayatı ustaca yaşadıklarını savunarak hiçbir zaman pişmanlık duymadıklarını çığırırlar, pos bıyıklarının altında gizledikleri pişmanlık dolu çehreleri ile. Hayatı gerçekten anladıklarını ve ayak uydurduklarını sanarlar, fakat tanıyamamışlardır kendilerini. Zira tillahı da olsa, düşürür bazen gardını(bilincini). Gardınızı düşürdüğünüz andır, içinizi yiyip bitirecek olan pişmanlığa kapı açılan. Kapıyı aralık gören “pişmanlık”, girer içeri sinsice ve davetsiz bir Continue reading Pişmanlık

Hayatın Anlamı

Hayatın Anlamı

İnsanoğlu, acemice başladığı düşünme eylemini zamanla ileri seviyelere taşıdı. Uzmanlaştığımız bu eylem artık çığırından çıkma yolunda ilerlemekte. Öyle ki bizlere, cevabı tartışmalı bir soru bıraktı: -“Hayatın anlamı nedir?” İnsanların oldukça eski zamanlardan beri yaşamın amacını ve anlamını sorgulamasına rağmen bu düşünce, yaşadığı badirelerden dolayı usananların ve billurlarını tartan boş bakkalların dışında taraftar bulamamıştır. Ancak günümüzde büyük Continue reading Hayatın Anlamı

Karanlık Klavye: Yalnız

Karanlık Klavye: Yalnız

Yalnızlık tercihe mi bağlıdır? Etrafında “Beni yalnız bırak!” diyebileceğin insanların bile olmadığını hayal et. Koca bir boşluk. Sakinlik. Ne sağ, ne de sol, ne yukarısı, ne aşağısı… Yalnızca boşluk. Gereksiz samimiyetler yok, yalan söyleme mecburiyeti yok, kurallar yok, iğrenç mahcubiyetler yok, duygu yok, yaşam yok… Salt yalnızlığın bilinen tüm uyuşturuculardan daha güçlü olduğunu duymuştum bir Continue reading Karanlık Klavye: Yalnız

Yönetim Şekli

Yönetim Şekli

Çağımız Dünyasında, ülke yönetiminde bariz başarısızlık göstermekte olan, göze çarpan iki yöntem vardır. Fikir yönetimi ve din yönetimi. İki yönetim de ilk başlarda bazı kesimlerin gönüllerini hoş tutabilir. Ancak uzun vadede, ikisi de sorunlara gebe kalmaya oldukça müsait yönetim şekilleridir. Herkesin aynı düşünce ya da din altında toplandığı bir ülke hayal edin.(meselaaa yani) Çok geçmeden Continue reading Yönetim Şekli

Unutulan Kullar

Unutulan Kullar

7. yüzyıldan sonra Dünyaya gelme lüzumsuzluğunda bulunmuş bütün faniler, Tanrının unuttuğu kullara tabiidir. Unutulan kullar artık Tanrının mucizelerini hak edemez bir vaziyette kendi başının çaresine bakmanın yollarını aramaya koyulmuştur. Bu kutsuz yolda türümüz doğada örneğine pek rastlanmayan bir şey gerçekleştirmiştir. İnsanlık hayatta kalmak için kendi türünü katletmeyi(ve daha nice türleri) bir uğraşı haline getirmiştir. Tanrının Continue reading Unutulan Kullar

Milliyetçiliğin Sorunları

Milliyetçiliğin Sorunları

İnsanoğlunun ürettiği ve kurguladığı  hiçbir şey kusursuz olamayacağı gibi kimilerimizin koşulsuzca ve canı gönülden bağlı olduğu düşünce akımlarının da sorunları vardır. Bu yazıda milliyetçilik düşüncesinin sorunlarını incelemek istiyorum. Milliyetçilik düşüncesi olmasa bile  her canlı kendisinin bulunduğu topluluğun çıkarlarını gözetmeye meyillidir. İnsanoğlunun kurgusu ile harmanlanan bu içgüdü ise milliyetçiliği doğurmuştur. Milliyetçiliğin temel manası “kendi ulusunun çıkarlarını Continue reading Milliyetçiliğin Sorunları

Yaşayan Neandertaller

Yaşayan Neandertaller

Günümüzde, 10 bin yıl önce yaşayan insanlarınkine eşit düzeyde zekaya sahip olan insanlar yaşamakta. Zeka seviyesi bir yana, yaşam biçimi olarak bile fark gözlemlemek güç. İnanılan hurafeler, toplum düzenine faydası olmayan saçma kurallar ve dahası. Bu toplumlar kim bilir kaç bin yıldır gelişmeden aynı yerde sayıyorlar. Toplumların nasıl geliştikleri incelendiğinde kültür alış-verişinin ağırlığı sırtladığı görülür. Continue reading Yaşayan Neandertaller

Kişi Ne Zaman Kendi Olur

Kişi Ne Zaman Kendi Olur

Yazıya başlamamdan birkaç dakika öncesine kadar kişilerin sinirlendikleri anlarda kendileri olduklarını düşünüyordum. Şöyle ki: İnsanlar, bilinçleri üzerlerindeyken sonucunun kötü olacağını öngördüğü davranışları yapmaktan kaçınabilir ve bulunduğu duruma göre bir hal alır. Çünkü bilinç taşıyan kişiler çevrelerindeki etmenlere duyarlıdır. Bu hassasiyet kişide yapmacık tavırlar gözlemleyebilmemize sebebiyet verir. Ancak bireyin bilincinden sıyrıldığı anlarda, yani “nevri döndüğünde” bulunduğu Continue reading Kişi Ne Zaman Kendi Olur