Gurur Kaynağı Yapılan Irkçılık

Öncelikle ırkçılığın anlamını idrak etmek gerekir. Bunu yapamayan çoğu birey kendi kişiliğini yanlış değerlendirmekte ve yansıtmaktadır. Bu hatayı, milliyetçi çevre sıkça tekrarlamaktadır. Bilinçsiz milliyetçiler sürekli ırkçılıklarından duydukları övünçten bahsederler. Aslen çoğunun aklında daha masum fikirler yatabilmektedir. Ancak geçmişteki önemli ve takdir görmüş kişilerin sözlerini dönemin koşullarına göre değerlendirmeme tecrübesizliğine düşen bu kişiler, yaşadıkları döneme ayak uydurmakta güçlük çeker ve soyutlanır. En basit şekli ile ırkçılık, başka uluslara karşı nefret beslemek ve ayrımda bulunmaktır. İnsanlar bunu milliyetçilik düşüncesinde bulunan diğer uluslara “çekimserlik” ile karıştırmamalıdır. Bu yanlış anlaşılmanın yaşandığı durumda, aslen haklı sebepleri olan milliyetçilik düşüncesi, yanlış şekilde temsil eden bireyler yüzünden haksız bir tutummuş gibi yargılanacaktır ve insanların korktuğu bir düşünce haline gelecektir. Tıpkı günümüzde olduğu gibi. Diğer yandan, milliyetçilik eğitimi yeni kuşaklara düzgün bir şekilde verilememektedir. Milliyetçilik eğitimini bu denli yarım yamalak ve yanlış bir şekilde alan nesiller geleceğin ucubeleridir. Zira bu kişiler, önüne koyulan kaptaki yemeği yiyen, sorgulamaktan korkan fanatik ve bilinçsiz et yığınlarından farksız olacaklardır.
Irkçılığın gurur kaynağı yapılmasının yanı sıra, milliyetçilerimiz Türk’ün olması gereken alçak gönüllülük ve mütevazilikten çok uzaktadır. Atalarının geçmişte elde ettiği başarılardan ve haksız olarak ulusunun yüceliğinden gamsızlıkla bahseden Türk evladı, geçmişteki yaşananların asıl meyvesinden, yani geleceğe ışık tutma nimetinden faydalanamamaktadır. Oysa ki, insanlarımız Türk’ün alçak gönüllülüğünü takınıp, atalarının ve milletinin başarılarını sohbet arasında gösteriş yapmak yerine bilince ermek için araştırsa, haklı olan bu ülküye tüm Türklerin dahil olmasına hiç bir engel karşı duramaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir