İnsanoğlu, kafasına bir şeyler sokulabilecek erginliğe geldiği andan itibaren çeşitli aşılamalara tabi tutulur. Bu aşılamaların en başında günahlar ve sevaplar yer alır. Bu iki terim üzerine hayatına yön vermeye çalışan ve yetişen bireylerin iyiyi ve kötüyü ayırt etme tarzı günah ve sevaptan ibarettir ki bu bireylerin sağlıklı zihniyetler taşıdığını söylemek kesinliklikle aptallık olur. Şöyle ki: Aykırı davranışları “günah” sözcüğü ile bütünleyen kişi, kötünün ahlaki tarafını ele almaz, kötünün yalnızca dini yasaklar olduğunu sanır. İlerleyen zamanlarda dini görüşleri değiştiğinde ise kötüyü yapmasına engel olacak hiçbir güç görmez ve “saldım çayıra mevlam kayıra” hesabı bir tutum alır.

Çocuklara doğdukları andan itibaren “düzgün bireyler olmasını sağlamak için” dini eğitim vermektense insanı eğitim verilse, günah kavramı yerine her dinden ve ırktan insanın içgüdüsel olarak taşıdığı ahlaki değerler aşılansa çok daha sağlıklı kuşaklar yetişmez mi? İnsanlar din değiştirir veya dinsiz olur. Bu dinlerin dayatıları ise beynini bulandırır ve hepten sağlıksız bir kişi olur. Ancak bir insan kuşa veya fareye dönüşmez.Her zaman insandır. İnsani değerlerin farkındalığında olan bireyin doğru yolu bulması için dini dayatılara ihtiyacı yoktur. Tanrının bize bağışlamış olduğu ahlak güdüsü her dayatıdan üstündür.

Kategori: Deneme

Bir Cevap Yazın