Dedikodu

İnsanı insan yapan olgulardan biri de dedikodudur, ki Sapiens kitabında insanların sosyalleşme yolunda attığı en büyük adımlardan biri olarak görülmektedir.
Haklıdır da!

tumblr_n7q99sjuVp1tf5tswo1_500
Ahlaki olarak yanlış olduğunu bilsek de binlerce yıldır atalarımızın bıkmadan yaptığı bu işi sürdürmeye, gelecek nesillere aktarmaya devam ederiz. Çok övülen bu bilgi çağını sevmemizin en büyük sebeplerinden biri de dedikoduyu hızlandırması, kolaylaştırmasından kaynaklıdır.

Yatakta kızın babası yakaladığı için zorla mı evlendirilmişler?

E’ o da orospu oldu iyice, her yerde daracık daracık da giyilmez ki canım!

Berkcan geçen ne’aptı biliyo musun yea?!

Geçen sekreteriyle na’böyle, sıkı fıkı görünmüşler… Yaa!

Türk komedi dizilerinde sıkça karşılaştığımız, dağınık giyinimli, nispeten yaşlı bir teyzemiz “Dedikoduyu sevmem ama…” sözüyle iletişim kurma çabasına girdiğinde, ana karakter(kahraman) hakkında ileri-geri konuşacağı ve onun kötü biri olduğu -köreltilmiş zihinlerimiz tarafından- hemen deşifre edilir.

Pekala teyzemizi izleyen bizler bu ironik hallerine güleriz gülmesine de, yarın komşumuzu çekiştirmeye, iş arkadaşımızla patronun arkasından sövmeye, sıra arkadaşımızla da eteklerini dizlerinin üstüne çekenleri yermeye kaldığımız yerden devam ederiz.

Dedikodu bir çok din tarafından da yasaklanmıştır. Buna rağmen ibadethaneden yeni çıkmış, nefislerini pirüpak yaptıklarını iddia eden amcalarımız, en fazla yarım saat sonra komşusuyla ettiği kavgayı anlatacak, hiç beklemeden dedikodu yapmaya başlayacaktır.

Doğru mudur, yanlış mıdır, bilemem ama insanların köklü geleneği olan dedikoduyu, eskileri aratmadan, hatta teknolojiyi de işin içine katarak vazgeçmeden gerçekleştireceğimize emin olabilirsiniz.

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir