Çizilemeyen Çizgi Roman

Çizime ilgisi olan çoğu kişinin usundan(aklından) geçmiştir bu düş.”Kendi çizgi romanını yapmak”. Bu düşü kuranların büyük bölümü ne yöntemsel eğitimler almıştır, ne de işinin eri çizerlerdir. Ancak kim kendi kurgusal ortamını yaratmak, bunu görsel bir döküme çevirmek istemez ki?

-“Ben istemiyom.”

-“Yok ya istiyosundur.”

-“Ya abi valla istemiyom.”

-“İstiyosun da belli etmiyosun.Sen var ya seeen.”

Çizime ilgiden öte birazda eli yatkın olanlar kıyısından kuytusundan çizgi roman çizmeyi denemiştir. Ancak ne yapabilme olasılığına inanılmıştır, ne de çizime başlamadan önce gerekli anıklar(hazırlık) yapılmıştır.-Ele kağıt kalem alınır.Bet(Sayfa) parçalara bölünür ve köksüz bir çizime başlanır. Kurgudan uzak, bayağı görüntüler tasarlanır ve çizilir.2 görüntü(sahne) sonra başarının verdiğinin  yanından geçemeyecek, abartılı bir tat alınır. Sonraki görüntülere gelindiğinde ise ak, boş görüntü kesimleri ile karşı karşıya kalınır.-* Şöyle ki : Bu öykünün başı(kökü) olmadığı gibi sonu da yoktur. Bu durumda çizilecek bir nen(şey) de yoktur. Nedir bu baş(kök lan kök)?

Kişi tasarımları.

Romanın çizim türü.

Gibi gibi şeyler…

Vermiş olduğum “baş” ne düzgün bir sıralama ile ne de doğru bir biçimdedir. Şöyle ki: İlgili ancak “başsız” olan bu istekli kişilerin arasında bende varım. Elime çizgili bir defter(o denli inanmıyorum) ve çizmem için bana yardımcı olacak aracımı(uçlu kalem) alıp betin yakalarını ölçümsüz bir biçimde çizdim. Ardından gelişigüzel görüntü(sahne) kesimleri yaptım. Daha önce yazmış olduğum ve  süregetiremediğim bir öyküyü baş(kök) alarak birkaç görüntü çizdim. Sonrasını ise çoktan anlatmış bulunuyorum.*

İşte o ilgiyle beklenmeyen bet:

çizgiroman

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir