Çelişkili

Bir işi başaramadığınızda hevesiniz hemen kırılır ve ondan vazgeçer miydiniz? Mesela bir oyunda yenildiğinizde, o oyunu siler miydiniz yoksa hiddetlenip işleri daha da bok mu ederdiniz?
Sizi bilmem ama ben her zaman ikincisiydim.

Hiçbir zaman hayata dair bir şeyler yapmamış, yapmayı sevmemiş ve karşıma çıkan en ufak engelden itibaren de şikayet etmeye başlamışımdır. İşin ironik yanı bu huyumu bilmeme rağmen inatla sürdürmem olmuştur.

Asıl fark etmem gereken, gözümün önündeki koca şey ise bu olayın gün geçtikçe büyümesi ve en sonunda hayattan zevk almamı engeller hale gelmesi oldu.

İnsanların en ufak dertleri ya da dertsizlikleri benim derdim olmuş, insanların -kendi tabirimle- boş işlerle uğraştığını, hayatın anlamsızlığını, ideolojiler ve teolojilerin yalnızca insanları gruplandırmak için uydurulan korkutucu şeyler olduğunu ve buna benzer binlerce ergence düşünce içindeydim. (Açıkçası hala öyle düşünüyorum.)

Gel gelelim, gerçek dünyada bu düşünceler ne karnımı doyurmayı sağladı ne de diğer insanlardan üstün olmamı.
Ancak hala kendi kendime şunu söylüyordum:
“Ama onların yapamadığı şeyi yapıyorum: düşünüyorum!”

Herkes düşünür. Kimileri akşam ne yemek pişireceğini, keyfi taciz edeceği insanları, bir türlü işe başlayamayan oğullarının geleceğini, üniversite okumakta direnen kızının bakire olup olmadığını, kimileri Türkiye’yi, kimileri…

Birileri bir şeyleri düşünüyor işte ve ben milyarlarca insanın yapamadığı şeyi yaptığımı iddia ederken kendimden gram şüphe duymuyordum. Buna ne denir, “acemi cesareti”?

Gerçek hayat kanıma girdikçe bu düşüncelerle çelişmeye başlıyordum. Asla yapmam, dediğim pek çok şeyin kahramanıydım artık.

Yalan söyleyenlerin, yalakaların, ikiyüzlülerin kazandığı bir toplumu gördükçe kendime söylediğim tek şey “Simit sat, onurlu yaşa!” olmuştu. Fakat bu basit şeyle bile pek çok kez çeliştim.

Sonuç olarak?
İçimde gün geçtikçe büyüyen bir yok olma isteğiyle yaşıyorum fakat inatla “Polyanna” oyununu sergilemeye çalışıyorum. E’ bi Tolga Çevik olmasak da, yapıyoruz bir şeyler.

3 Yorum

  1. Bak sana benim yok olma isteğimi anlatayım. Yalnızları oynamak benim yok olma isteğim. Her an her saniye birilerinin içinde karışıp gittin mi ? Sigaranın dumanını izlerken o sigara dumanı gibi havaya karışmak istedin mi ? Değişik yollardan intihar düşünceleri kafanda belirdi mi ? Ölümünün bile farklı olmasını istedin mi ? en kötüsü trajedik bir olay yaşadığında alıştım amınakoyayım dedin mi ? Ne bu yok olma isteği alışmışlık mı yoksa herşeyden vazgeçmek mi ?

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir