Çamlık

Ufak bir ormancıkta oturmuş, etrafı seyrediyordu. O an çağının en büyük hastalığını başlatacak kişi olarak anılacağını kesinlikle düşünmüyordu. Pek çok şeyden de habersiz, fakat somurtkandı.

Beklentiler içinde boğuluyordu, başkalarının ona karşı olan beklentileri ve de en önemlisi kendisine karşı duyduğu beklentiler harman olmuş, ciğerini darlıyordu.

O an oturduğu yeşilliğin içerisinde, bağıra çağıra söylediği şarkıları ormancığın giriş tepesinden giren iki genç bozmuştu. Pek tabi utanmıştı. Gençler ağacın kenarına gelmiş, gelecekte cevaplayacağı soruların doğruluk hesaplamalarını yapıyorlardı. Bizimkini farkettiklerinde gözlüklü ve görece sıska olanı sigara isteme cesaretini kendine toparlayabildi.
Yanına gelip:
-“Merhaba, iki dal sigaran var mı acaba? Parasını da verebilirim.” diye de ekledi.
Gencin görünüşüyle tam tersi oranlı kibarlığı onu şaşırtsa da fazla düşünmeden cevapladı:
-“Paraya falan gerek yok.” Cebinden iki tane sigara çıkarıp “Al!” diyerek uzattı.

Sesindeki kabalığı bir kaç dakika sonra fark edebildi.

Az sonra da gence bulaştırdığı beklenti hastalığını fark edecekti. Ya ertesi gün, aynı saatte gençler yine oraya gelip orada sigara isteyebilecekleri birini bekleselerdi.

“Saçmalık!” diyerek konuyu dağıttı. Sesi fazla çıkmış olacak ki gençler bile ona pür dikkat kesilmişti.

Etrafa saçtığı konu dağınıklığını toparlamak istedi, bekledi, konuların mıknatısın demir tozlarını çekişi gibi, yavaş yavaş gelmesini bekledi.

Gelmedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir