İçeriğe geç

Yazar: Resul Gökçin

Bilirsiniz işte...

Tarih Gözlemlenebilir Mi

Tarih, gözlem yapamadığımız ender bilim dalları arasında yer alıyor. Bu konu üzerine günümüz şartlarıyla mümkünlüğü geçerli olmayan, ama mantıksal açıdan geçerli olan bir öneri sunuyorum: Işık, gözümüzle algılayacağımız kadar olmasa bile en nihayetinde belirli bir hıza sahip. Ve dolayısıyla dünyanın geçmişteki hallerinin henüz yeni yeni ulaştığı noktalar var. Bu da demek oluyor ki harika bir teleskop(bayağı harika) ve ışıktan hızlı bir araç ile tarihin gözlemlenmesi mümkün olabilir. Fakat bu çok riskli olacağından insansız araçlarla yapılması…

Yorum Bırak

Bir Şeyler Hakkında

Sahtekarlar  Çekmiş karaları yüzü maskeli şakşakçılar. Ağlıyorlar utanmadan, gülerek maskelerinin altından. Bir de kardeşlik sözüdür düşmez ağızlarından. Kardeşinin yüzüne oynar mı insan? Yaramız derin diyorlar beresiz derileriyle, utanmadan. Bir anda düşüyor maske ve görülüyor ağzı kulaklarına varan. Yazıktır ki bu bir yas değil, maskeli balo imiş. Meğer herkes maskeyle gelmiş. Pot kırdığını anlayarak geri takıyor maskesini, namahçup kişi. Bunu gören davetsiz bir misafir, sessiz kalıyor olanlara. Kim inanır ki ona, bunca bağnazın arasında? Ve yine o…

Yorum Bırak

Hangi Umut

Kişisel gelişim uzmanları bir yandan, motivatörler öteki yandan; (bazen de filozoflar tarafından) Hayata umutla bakmamız gerektiği sıkça hatırlatılıyor. Fakat hangi hayat, hangi umut? Biraz zorlasam hayata kısık gözle ve iğrenmeden bakabilirim belki, lakin umuda dair bir şey görebileceğimi sanmam. Bazıları fırsatını bilmemiz gereken anın tam da bu olduğunu söylüyor: Dünyanın bozuk hali. Kimisi bunu yeni yaşam alanı (Mars gibi) arayışlarıyla cevaplıyor, kimisi bozulanı düzeltmeye çalışmakla. Bu insanlar bakar kör falan mıdır? Halimiz yeterince gözler önünde…

Yorum Bırak

Boş Görmek

Hayata anlamla bakan gözlere sahip değilim. Fakat yine de her anımda anlam bulmasını bilirim. Ve ben bozuk gözlerime rağmen böylesi bir çaba gösteriyorken, insanların neticeye bağlanmayan şeylere ayrılan zamanı değersiz görmelerine tahammül edemem. İlerlediğiniz yoldan sırf daha sonu gelmemişken ayrıldınız diye attığınız tüm adımların hiçe sayılması bariz körlüktür; düz kafalılık ve sonuç odaklı olmaktır. Madem sonuca bu kadar odaklanılmış, öyleyse mutlak sona bağlı kalarak yaşamalı: Yani ölüme. Aklınızda her an ölüm varken, yaşadığınızın hayat olduğunu…

Yorum Bırak

Görüyorum ve Boş Veriyorum

İlgimi çeken, çekmeyen bir sürü meseleye tanıklık ediyorum sık sık. Fakat hiçbirine uzun süre bakmaya dayanamıyor, sıkılıp kafamı çeviriyorum. Ama ne fayda. Nereye baksam görüyorum onlardan bir tane. Din kavgaları, cinsiyet kavgaları, siyasi kavgalar ve adını anmakla rahatsız olacağım daha başka mevzular. En başından beri ilgisiz değildim tabii bunlara. Dahil oldukça keyif alırdım hatta; Ta ki tiksindiğim insanlar işe karışana dek. Pis ağızlarına aldılar her bir meseleyi, yitirdiler temizliğini.(kavganın temizi olur mu demeyin, sanatı bile…

Yorum Bırak

Seçimsizlik Paradoksu

Kendinize bir hedef belirlemiş olduğunuzu varsayalım. Ve diyelim ki bu yolda ilerlediğiniz takdirde gelecekte hangi noktaya ulaşacağınızı merak ediyorsunuz. Bunu öğrenmek için de bir kahine gidiyor ve geleceğinizden haber vermesini istiyorsunuz. Kahin de geleceğinizin hiç parlak olmadığını, sefalet içerisinde yaşayacağınızı bildiriyor. Böylece, henüz başınıza gelmemişken kötü sondan haberdar olduğunuz için artık onu değiştirebilme şansınız bulunuyor. Çözüm önerisi olarak birçoğumuzun aklına ilerlenen yoldan geri dönmek gelecektir sanıyorum. Fakat ya gelecekteki sefaletinizin sebebi, geleceğinizi gördükten sonra hedeflerinize…

Yorum Bırak