Resul Gökçin

Boş Adam Öyküleri #kısabirara

Boş Adam Öyküleri #kısabirara

Boş Adam, tüm bu savaş işlerinden yorgun düşmüş ve kafasını toparlayıp rahatlamak için lüzumsuz tebaasından uzaklaşmıştı. Daha önce hiç gitmediği bir şehirde, hiç bilmediği bir parka oturdu. Bu defa niyeti kötü değildi, belki biraz insancılık oynamak. Huzuru bulduğunu düşünerek, lüzumlu insanları izliyordu ki, birden kafasına atılan taşla irkildi. Döndü ve arkasına baktı, kimse yoktu. Kendine, Continue reading Boş Adam Öyküleri #kısabirara

Garipseme

Garipseme

Dünya bir savaş alanıdır ve üzerinde bulunanlar, isteseler de istemeseler de bu savaşa tabidir. Kimi zaman savaşmaktan bıkıp gereksizliğinden yakınanlar olduğu gibi, bazenleri ise savaşın belli bir cephesindeki gerilimi garipseyenler olur. Değineceğim kesim de bunlardır. Bu insanlar, savaşın içinde etkin bir rol üstlenmiş olabilirler. Ancak, kendi katıldıkları ateş hattı dışındaki savaşlara garipser bir tutum sergilerler. Yani: Continue reading Garipseme

Uyusun Da Uyuşsun Ninni

Uyusun Da Uyuşsun Ninni

Tarihsel süreçte birçok ulus, henüz neye uğradığını fark edemeden çeşitli siyasetler adına uyuşturulmuş ya da devşirilmiştir. Aslen uyuşturma işlemi oldukça basittir. Lakin can alıcı noktası hissettirmeden vuruşudur. Şöyle ki: Kendi ihtiyaçlarını üreterek gereksinimlerini karşılayabilen bir topluluk, ulusal ruha ve bilince sahip olsa bile, önüne kazanmak için emek gerektirmeyen ürünler konulduğunda ve sezdirmeden başka bir kisve altında Continue reading Uyusun Da Uyuşsun Ninni

Eski Sevgili Düşünce

Eski Sevgili Düşünce

Sosyal yaşantıda gayet etkin olmasına karşın düşünce bakımından yalnız kalan kişi, kendi dünyasında ayakta kalan son insandır. Zira insanlık, düşünce ile var olmuştur ve yine varlığını ancak düşünce ile sürdürebilir. Fakat düşünceler nankördür. Henüz öpmelere doyamamışken sizi terk ederler. Bunu içine sindiremeyen insan ise, kendisini bırakan düşünceye nispet yaparcasına yeni bir düşünce edinir. İnsan, bu karmaşık ilişkiyi ne Continue reading Eski Sevgili Düşünce

Ahlak & Biyoloji

Ahlak & Biyoloji

Günümüzde pek çok insan deyim yerindeyse, kaynak israfı olarak yaşamaktadır. Bu bireylerin kimileri evrimsel çıkmaza girmiş, kimileri ise tüm bencillikleri ile (yardımlaşma ve dayanışma eğilimi bulunmadan) Dünya kaynaklarını tüketmektedir. Genellikle, türümüzün geleceğini düşünerek hareket ettiğimizi söyleriz. (en azından çoğu bilim adamı) Ancak sahiden bu düşünce ile kararlar veriyor olsaydık, insanlığa hiçbir katkısı olmayan bu “kaynak Continue reading Ahlak & Biyoloji

Turancılığın Sorunları

Turancılığın Sorunları

Türklerin neden ayrı düştükleri hakkında bir çözümleme yapılmak istendiğinde, suç genellikle başka uluslara yıkılmıştır. En yaygın değerlendirme ise Rusların Orta Asya’daki Türklere farklı adlar (bunu Türkçe dil bilgisi kurallarına uygun olarak yapışları hepimizi hayrete düşürmeye yetmekte) takarak ayırmasıdır. İlginç olanı ise Türklerin bu adlandırmaları “Büyüksün abi.” diyerek kabul edişleridir. Oysa ki en basitinden: Kırgız adı Continue reading Turancılığın Sorunları

Dost Yoksunu

Dost Yoksunu

Kutsal bir gündü. Günün ibadetini yapmak için herkes bir araya toplanmıştı. Ayinin başlamasına henüz vakit vardı. Bu yüzden bekleyenler sohbete tutuşmuşlardı. Birisi hariç. O Dost Yoksunu’ydu. Dostu olmadan sohbet ateşine katılıp nasıl tutuşabilirdi? Dakikalarca dostsuzluğunu koruyan bu zavallıya, çevresindekilere nazaran daha ağırbaşlı ve terbiyeli olanı acıma belirtisi gösterdi. Belki de merhamet… Cebinden çıkardığı kibriti yaktı Continue reading Dost Yoksunu

Aidiyet Duygusu

Aidiyet Duygusu

Aidiyet duygusu, insanın kendisini bir inanca, bir insana yahut herhangi bir şeye bağlı hissetmesidir. Yaşamın en büyük hilelerinden birisi bu duyguyu kullanmaktır. Öyle ki yaşantıdan kopmamanın en basit yolu “bağlanmaktır.” Bağ için kullanılan “ipin” türü, yazının başında söz ettiğim gibi değişebilmektedir. Kimileri inanç ve düşünce ile, kimileri ise sevgi ile bağlanmaya çalışır “koca ve mavi” Continue reading Aidiyet Duygusu

Boş Adam Öyküleri #4

Boş Adam Öyküleri #4

SERİNİN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ İÇİN: Boş Adam Öyküleri #1 Boş Adam Öyküleri #2 Boş Adam Öyküleri #3 Her iki taraf da yaklaşan savaşa hazırlanmaktaydı. Lüzumsuz ordusu güçlü ve boştu. Kazanan şimdiden belliydi. Bu boşluk karşısında hangi doluluk dik durabilirdi? Boş Adam’ın akıl hocalığını üstelenen Sedat, ona ordusunu farklı kollardan yönetebilmesi adına dört adet komutan seçmesini önerdi. Continue reading Boş Adam Öyküleri #4

Pişmanlık

Pişmanlık

Onlar, hayatı ustaca yaşadıklarını savunarak hiçbir zaman pişmanlık duymadıklarını çığırırlar, pos bıyıklarının altında gizledikleri pişmanlık dolu çehreleri ile. Hayatı gerçekten anladıklarını ve ayak uydurduklarını sanarlar, fakat tanıyamamışlardır kendilerini. Zira tillahı da olsa, düşürür bazen gardını(bilincini). Gardınızı düşürdüğünüz andır, içinizi yiyip bitirecek olan pişmanlığa kapı açılan. Kapıyı aralık gören “pişmanlık”, girer içeri sinsice ve davetsiz bir Continue reading Pişmanlık